Bazı fenomenlerin dahi hesapları çalınmakta günümüzde.Yani bu demek oluyor ki büyük hesapları olan şahıslar bile bir anlık dalgınlıkla hesaplarını çaldırabilmekteler.Sizin başınıza gelmeyecek diye bir kaide bulunmamakta.Çalma yöntemi olarak phishing kullanıldığını söylemiştik peki bunun ne olduğu hakkında bilginiz var mı ?
Aslında bu yöntem çok basit bi yöntemdir.Bu yöntem herkes tarafından kullanılabilecek kadar kolaydır. 10 yaşında bilgisayar kullanan çocuk bile internette biraz araştırma yaparak phishing yöntemini kullanabilir.
Phishing, bir sitenin aynısının klonlanması demektir.Klonlanınca kullanıcı adı ve şifre girilecek yerlerde klonlanmaktadır.Böylelikle ana sitenin tamamen aynısı elde edilmiş olur.Zaten kandırma yöntemi de ana sitenin aynısı olan yeni bir sahte site tasarlamaktır.
Bu klonlanan sistemler sosyal medya hesaplarının linklerine benzer bir domainlere entegre edilmektedir. Mesela instagram’ı klonlayarak instagram.com yerine 1instagram.com gibi benzer domainlere entegre ederler.
İnsanlarda domaine dikkat etmeden instagram sanarak siteye girerler ve kullanıcı adı ve şifrelerini girerler. Kullanıcı adı ve şifreyi girince direk kullanıcı adı ve şifre site kurucusunun havuzuna düşer.Böylelikle benzer bir platform oluşturarak sizin kullanıcı adı ve şifrelerinize erişmiş olurlar.
Bu durumlardan kimsenin muzdarip olmasını istemediğimizden dolayı konuya detaylı bir şekide el atalım ve nerelerde bu yöntem kulanılırmış ona değinelim.
Aslında biraz dikkatli olmak dışında buna yapılabilecek birşey yoktur. Bu tür oluşturulan sitelerin linkleri genellikle whatsapp veyahut diğer sosyal platformlar üzerinden sizlerle paylaşılır.
Size bir kaç inandırıcı cümle kurarlar.Kanka şunu izlesene çok komik, kanka bu videoyu izlemedin mi hâlâ gibisinden tıklamaya teşvik edici cümlelerle destekleyerek sizin linke tıklamanızı sağlarlar. Bu gibi şeylere tamah etmeyin.
Size arkadaşınız link atıyorsa tıklamayın.Şayet çok meraklı iseniz ve tıklamışsanız siteye kesinlikle kendi kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapmayın. Çünkü bir anlık merak sizin yıllardır kullanmış olduğunuz hesabınıza veda etmenize neden olabilir.
Bu çok basit bir yöntem gibi gelebilir ama neredeyse bütün dolandırıcılar bu yöntemi kullanmaktadırlar.Ciddi anlamda para kaybettirebilir sizlere.Düşündüğünüz zaman benim başıma bu makaleyi okuduktan sonra gelmez diyebilirsiniz ama durum ne yazık ki öyle olmuyor.
Sırf dalgınlığınız yüzünden banka hesabınızı kaybedebilirsiniz ve kişisel verilerinizin başka insanlar tarafından ele geçirilmesine neden olabilirsiniz.Bu kişisel verilerin internet ortamında yayılmasını hiç kimse istemez.
Dolandırcı bunu bildiği için kişisel verilerinizin internet ortamında yayılmaması adına para isteyebilir.Türlü türlü sitelerde kullanılarak size kalıcı sıkıntılar oluşturabilir.Bunun önüne geçmek malesef imkansızdır.
Yukarıda dediğim gibi temkinli olmaktan başka çare bulunmamaktadır.Bu durumu yaşamamak için güvenmediğiniz internet sitelerine girmeyiniz.Herkesin attığı linklere tıklamayınız.Eğer bir siteye girdiyseniz adres çubuğundan site adresinin tam olup olmadığını kontrol ediniz.
Bunu sadece sosyal medya ile sınırlandırmak doğru olmaz.Çünkü internet bankacılığında da bu yöntemler kullanılabiliyor.Sadece sosyal medya ve internet bankacılığı diyerekte sınırlandırmak doğru olmaz.Heran her yerde karşınıza sahte kurulmuş web siteleri çıkabilir.
Bankaların internet sitelerini dahi bire bir klonlayabiliyorlar. Size yine aynı şekilde o tür sitelere girdiğiniz zaman internet bankacılığının kullanıcı adı ve şifresi havuza düşecektir. Böylelikle kartınızdan istenildiği gibi para çekebilirler.
Tekrar söylemek zorundayım ki girdiğiniz sitelerin orjinal siteler olduğunu teyit ettikten sonra kullanıcı adı ve şifrenizi girerek işlem yapın.Böylelikle sistemin kurbanı olmazsınız.
]]>Detaylı anlatabilmek adına son yaşadığım olayıda baz alarak anlatım yapacağım.Yalnız konunun başında her yerde ve her zaman bu olayların yaşanmayacağını dile getirmek isterim.
Yaşadığınız şehir, almak istediğiniz hız, almak istediğiniz hizmet ve altyapınız gibi faktörler aşağıdaki sonuçları etkileyebilir.Ama çoğunluğun karşılaştığı ve başbelası olan sorunlara da değineceğim.
Daha Fazla Öneri Makalesi Okumak İsterseniz Tıklayabilirsiniz.
Eğer iyi bir hizmet almak istiyorsanız, aradığımda ulaşabileyim yardımcı olsunlar, sorunumu hemen çözsünler istiyorsanız Turksell abi.Turksell’in üzerine gül koklatmam hizmet konusunda.Adamlar işlerini layıkıyla yapıyorlar.
1 yıl öncesine kadar Rize’de oturuyordum.O zamanlar altyapım fazla iyi olmadığı için bütün operatörler 8mbps hız sağlayabileceklerini söylüyorlardı.Telefon hattı olarak Turkcell kullandığım için otomatik olarak Turkcell interneti bağlattırmak istedim.
Kullandığım telefon hattından memnundum.Paketler ve hizmetler konusunda beni yarı yolda bırakmamıştı.Bedava internet oranı da diğer operatörlere göre çok fazlaydı.
Bende bu durumdan dolayı Turkcell İnternet bağlattırmak istedim.Müşteri hizmetlerini arayarak başvuru işlemi yaptım.Şaşırtıcı bir şekilde 3.gün gelip kurulum yaptılar hiç bu kadar erken kurulum yapacakları aklımdan geçmemişti.
8mbps internet kullanıyordum ama nasıl izah etsem bilemedim.O dönemler bana 8mbps yetiyordu.1 yıl içerisinde neredeyse hiç bağlantım gitmedi diyebilirim.
Hatırladığım kadarıyla 2 kere bağlantım gitti.Gittiği zamanda uzun süreli gitmemişti 20 dakika falan içerisinde tekrar eski haline dönüyordu.İnternet gidince müşteri hizmetlerini arayıp dile getiriyordum.Onlarda tatlı bir dille şuan bir sıkıntının olduğunu ve kısa süre içerisinde çözüleceğini söylüyorlardı.
Öyle de oluyordu zaten kısa süre içerisinde internet tekrar geri geliyordu.Dediğim gibi zaten 1 yılda 2 defa gittiğini hatırlıyorum.Bu internet kullanıcıları için çok çok iyi bir oran.
Bursa’ya taşındığım zaman Turkcell İnternetini iptal ettirdim.Sözleşmesi bitmişti ve oturduğum binada Turkcell altyapısı sorgulattırdığımda çıkmamıştı.Bu yüzden kapattırmak zorunda kaldım.Keşke altyapısı olsaydı.
İnternetim yok ve biran önce bağlattırmak istiyorum o zamanlar.İnternetten Türktelekom alt yapı sorgulama sitelerine girip altyapımı sorgulattım.Alt yapım yok gözüküyordu.
Yan tarafta oturan komşum Türktelekom kullandığını ve yeni bağlattırdığını söylemişti.Müşteri hizmetlerini aradım ve durumu dile getirdim.Bana malesef yapacak birşey yok altyapınız gözükmüyor dedi.
Yandaki komşum kullanıyor diyorum bana geçiştirmek adına yapacak birşey yok diyor.Türktelekom bayisine gittim orada sorgulatmak istedim.Oradaki şahıs adres bilgilerimi falan alarak bir yere not etti.
1 saat sonra gel bakalım dedi.Tamam dedim 1 saat sonra gittim.Dediki altyapı sorgulatan arkadaş gelmedi dedi.Bende dedimki “Madem 1 saat içerisinde gelmeyecekti neden 1 saat sonra gel dedin?” Sinirlendi bağırmaya çağırmaya başladı falan.
“Yarın gel diyorsak yarın gel !” gibi küstahça bir tabir kullanarak beni gönderdi.Bendeki de sabır ya çıktım geldim.Ertesi gün gittim altyapın yok dediler.Durumu dile getirdim orada iyi bir abi vardı ve port meselesi bu kardeşim, binanızda boşta port yok dedi.
Eğer port açtırmak istersem 1 ay kadar sürebilirmiş.1 ay içerisinde ben evde patlarım diye düşündüm.Neyse ki şansa karşımızdaki komşu taşınıyordu ve istersem interneti bana verecekti.
Bende zor durumda kaldığım için internetini gitmeden önce istedim.Modemi ve herşeyi bana bırakarak taşındılar.İnternet benim üzerime değildi ama ben kullanıyordum.Neyse gel zaman git zaman internetin sözleşmesi bitecekti.
İnternetin hat sahibi beni arayarak “devam ettireyim mi yoksa kapattırayım mı ?” diye sordu.Bende o an bunu kapattırırsam port boşa çıkar ve kendi adıma bağlattırabilirim diyerek kapattırmasını sitedim.
İnterneti kapattırdık.Sonra Türktelekom’u aradım ve internet bağlattırmak istediğimi söyledim.50mbps’e kadar desteklediğini söylediler.Tamda tahmin ettiğim gibi port boşa çıkmıştı.Çok tatlı dille paketleri söyledi.Bende kendime uygun paketi seçtim.
10 Haziran 2020 tarihinde bağlattırmak için başvurmuştum.15’inde gelip bağlayacaklar denildi.Telefonuma da 15 Haziran 2020 tarihine randevu alındığı mesajı geldi.
5 gün benim için çok uzundu ama bekledim.15’i oldu ne gelen var ne giden.Ardından telefonuma “randevunuz 16.06.2020 tarihine ertelenmiştir”diye mesaj geldi.Tamam dedim sorun değil içimden.
16 Haziran 2020 olmasına rağmen yine ne gelen var ne giden.Yine telefonuma “randevunuz 17.06.2020 tarihine ertelendi” diye mesaj geldi.Sinirlenmeye başladım.Sabredeyim dedim.
İnanmayacaksınız ama 22.06.2020 tarihine kadar sürekli ertelendi mesajları geldi.En son deliye döndüm.Bu süre zarfında 2 kere müşteri hizmetlerini aradım ve bana sürekli “yapabileceğimiz hiçbir şey yok teknik ekibin problemi” denildi.
19.06.2020 tarihinde de arayarak bu durumun artık açıklığa kavuşturulmasını istedim.Bana 22.06.2020 tarihinde kesinlikle gelecekleri söylendi ve bende o kadar bekledik 2-3 gün daha dişimizi sıkarız dedim.
22.06.2020 tarihi geldi çattı ama yine ne gelen var ne giden.Artık işler çığrından çıktı ve interneti iptal ettirmek üzere müşteri hizmetlerini aradım.Müşteri hizmetleri, ekibimizi size yönlendirdim 1-2 saat içerisinde evinize gelecekler evinizden ayrılmayın dedi.1-2 saat daha beklerim ne olacak dedim ve bekledim.
Vaad ettiği zaman diliminde yine ne gelen var ne giden.Bu sefer kesinlikle iptal ettirmek üzere tekrar müşteri hizmetlerini aradım.Bütün işlemlerimi iptal ettirdim.
Hizmet bakımından gördüğüm en rezalet firma ne yazık ki Türktelekom.Bağlamaya gelince her türlü imkanı sağlarız, yok öyle yok böyle diyerek insanları kandırmaktan başka birşey yapmıyorlar.
Durum aciliyeti bildirmeme rağmen yaklaşık 2 hafta evime internet bağlanmadı.Üstelik beklesem en az 2 hafta daha bekleteceklerine de eminim.
Eğer internet bağlatacaksanız kesinlikle ve kesinlikle Türktelekom İnterneti bağlattırmayın.Paramızla rezil oluyoruz tabirini size yaşatacak bir firma.Yalan dolanlarla sizleri kandırıyorlar.
Bu durum her yerde geçerli olmayabilir ama benim başıma bunlar geldi ve ölsemde artık Türktelekom’a bulaşmam.Bu kadar sorumsuz, bu kadar ilgisiz bir firma olmaz.
Türkiye de en çok bekleten heralde Türknet internet diyebilirim.Bursa’ya taşındığımda ilk çaldığım kapı Türknet’ti.Çünkü vaad ettiği hız diğerlerinden kat ve kat daha fazlaydı.
Müşteri hizmetlerini aradım ve alttapı sorgusu yaptırdım.75mbps’e kadar hız sağlayabilecekleri söylendi.Bu hızı duyunca aklım başımdan gitti.Hemen bağlattırmak için nelerin gerektiğini sordum.
Bana gelen maildeki evrakları doldurup kargolatmam gerektiği söylendi.Evrakları doldurarak gönderdim.3-4 gün sonra evrakların yanlış doldurulduğuna dair bir telefon aldım.
Üst üste tekrar tekrar kontrol ederek doldurmuştum halbuki nasıl olur ? Müşteri hizmetlerine nereyi yanlış doldurduğumu sorduğumda “Sokağı yanlış doldurmuşsunuz.” dedi.Bunu defalarca kontol etmiştim imkansızdı yanlış doldurmak.
Sokak olarak nereyi yazdığımı sordum ve yazdığım sokağı dile getirdi.E doğru yazmışım diye tepki gösterdim.Meğer müşteri hizmetleri başvuru yaparken yanlış girmiş.
Başvuruyu iptal ettirdim bir daha evrakları doldurarak gönderdim.Bunlar dile kolay tabi yaparken hep sinirden kan ter olmuştum.Neyse gönderdik her şey yoluna girdi, evraklar onaylandı.
Geriye sadece internetin bağlanmasını beklemek kaldı.Bekle babam bekle ne gelen var ne giden.Neredeyse 2.5 hafta internet bağlanmasını bekledim.En sonunda hiç sinirlenmeden naif bir şekilde müşteri hizmetlerini arayarak işlemimi iptal ettirdim.
Hizmet anlamında en son sıralarda yer aldığını söyleyebilirim.Arkadaşım Türknet kullanıyor.Bir sorun olduğunda müşteri hizmetlerine bağlanamıyor teknik destek alamıyor.Hep internet hızı konusunda düşüşler yaşadığını ve internet hız testi yaptığında vaad ettikleri hızı göremediğinden şikayetçi.
Ha bu arada internet bağlattırdığınız telefondan aramaya kalktığınız zaman direk sizi otomatik operatöre gönderiyor kesinlikle müşteri hizmetlerine ulaşamıyorsunuz.Ancak başka telefondan ararsanız ulaşabiliyorsunuz.
Açıkçası hiç deneyimim olmadı Kablonet internetle alakalı.Ama kullananlar tarafından aldığım yorumlar sürekli olumlu yönde diyebilirim.150 ye yakın üyesi olan whatsapp grubunda Kanlonet övgülere tutmuşlardı.
Bağlatacaksan kablonet bağlattır diyen çoktu.Üstelik müşteri hizmetlerinin ve teknik ekibin çok iyi olduklarını söylediler.Ablam bizzat kablonet kullanıyor ve herhangi bir problem olduğunda teknik ekibin anında geldiğini söyledi.
O da ilk başta kablonet bağlatmamı istedi ama ne yazık ki oturduğum mahallede altyapısı yoktu.Yani konunun özüne gelecek olursak dışarıdan çok olumlu yorumlar aldım.Belkide şuana kadar diğer operatörler için bu kadar iyi yorum almamışımdır.
Vodafone de 7-8 ay personel olarak çalıştım.Şikayet geldiğini hatırlamıyorum.Sadece koronanın ilk zamanlarında 3 hafta bile interneti bağlanmayan insan vardı.Sistemler çok yoğundu, online eğitim için çok yoğun bir talep vardı.
Onun dışında şikayer geldiğini hatırlamıyorum.Üstelik başvurduktan sonra adımları takip edebileceğiniz bir link veriyorlar size.Anlık olarak işlemleri takip edebiliyorsunuz.Her işlemde de sizlere mesajla bilgilendirme gönderiyorlar.Bu konuda Vodafone Net’in sistemli çalıştığını söyleyebilirim.
1 gün önce direk vodafone bayisinden kendim bağlama işlemi yaptım.Bakalım kaç gün içerisinde bağlanacak.Şuan onu beklemekteyim.Bağlanırsa bağlandığı vakit direk bu makaleyi güncelleyerek size en net kararımı vereceğim.
Evet uzun süre sonra bu yazıyı güncelleme kararı aldım.Bir türlü makaleyi güncellemek nasip olmadı.Neyse saadete gelelim direk.Vodafone internet başvurusu yaptığım zaman erken bağlanacağını düşünüyordum.Diğer internetlere göre erken bağladı ama normal olarak değerlendirdiğimiz zaman erken değildi açıkçası.
Başvuru yaptıktan sonra 1 hafta boyunca gelen giden olmadı.1 haftanın sonunda alt yapı kontrolü sağlayan ekip geldi ve alt yapıma baktılar ve onay verdiler.O günün ertesi günü internetiniz bağlanılır diye de bir cümle kullanıp gittiler.
4 gün oldu ve sonunda interneti bağlamak için geldiler.Modem kurulumu yapan şahıs gerçekten çok iyi biriydi.Biraz sohbet etme fırsatım oldu.İnternetin neden bu kadar geç bağlandığını sorduğum da bana “Pandemi dolayısıyla az sayıda ekiple çalışma kararı alındı bu yüzden bu kadar gecikti.” dedi.
Doğrusunu söylemek gerekirse hak verdim.Ama bu bir neden olmayadabilirdi.Çünkü pandemi dolayısıyla vodafone bayileri herhangi bir personel azaltma işlemi yapmamıştı.Neden saha elemanlarını azaltsın ki ?
Neyse sonuç itibariyle 2 aydır internetimi nokta hatasız kullanıyorum.Hatta vaadettikleri hızdan daha yüksek bir hız sağlıyorlar bana.Ben 24 mbps istemiştim fakat benim internet hızımı 30 mbps olarak ayarlamışlar.Meraklanmayın aynı ücrete bu hızı sağlıyorlar.
Şuana kadar kullanıyorum hız konusunda ve aksaklık konusunda herhangi bir problem yaşamadım.İnternetimden şuana kadar çok memnunum umarım ilerki zamanlarda da memnun kalmaya devam ederim.
Memnun olmadığım tek şey var o da müşteri hizmetleri.Vodafone’nin vasat derecede müşteri hizmetleri var.Hem telefonda konuşma yapan şahıslar bilgisiz hem de bağlanması bi hayli zor.
Onun dışında benim şuana kadar edindiğim tecrübelere tamah ederseniz düşünmeden alın derim ama biraz üzerinden de zaman geçse tamamen eğriyi doğruyu kavrama olasılığımız yükselir.
Hız bakımından kullandıklarım arasında en stabilize çalışan kesinlikle Turkcell internet.Türktelekom da ve Türknet’te sürekli bir dengesizlik oluyor.Türktelekom internetini kendim test ederek söylüyorum.Türknet internetini ise arakadaşımın evinde kullandığımda nasıl performans sergilediğini rahatça görmüştüm.
Keza arkadaşımda bu konudan şikayetçi olduğunu dile getirmişti.Vodafone internetine gelecek olursakta yine bizzat kullanıp test etmişliğim var.Ne yazık ki vodafone hız konusunda fazlaca dalgalanma yaşıyor.
Kablonet hakkında bir bilgiye sahip değilim kullanma fırsatım olmadı.Aralarında dalgalanma olmasın, sürekli hızlı erişeyim, gel git olmasın diyorsanız tavsiyem Turkcell internetidir.Biraz fazla para ödersiniz ama ödediğiniz parayı hakikaten hakeden bir operatör.
En ucuz internet gözemlerim arasında kablonet.Çünkü kablonet daha “kota” meselesinden kurtulamamış durumda.Şuan için kotalı tarifeleri mevcut.
Sınırsız tarifelerde sıralamamız Turkcell>Kablonet>Türktelekom>Vodafone>Türknet şeklinde olacaktır.Bu konuda herhangi bir fiyat aralığı belirtmem doğru olmaz.Çünkü sürekli fiyatlar ve fırsatlar değişmektedir.
Şuan için fiyat sıralaması yukarıdaki gibidir.Ve çok fazla değişikliğe uğrayacağını da sanmıyorum şahsen.Şuanki şartlar ve fırsatlara göre en ucuz internet Türknet olarak gözüküyor.
İnternet paketleri adına en ucuz internet Türknet olarak gözüküyor yanlız dikkat etmeniz gereken husus eğer Türknet kullanacaksanız modemi ayrıyeten kendiniz alıyorsunuz.
Çok karman çorman bir yola girdik doğru ama bu işin altından başka türlü kalkamazdık.Bazı konularda farklı firmalar daha iyi olmuş olabilir.Burada yapacağım bütün değerlendirmeleri fiyat, performans, hizmet, hız açısından yapacağım.
Günümüz standartlarında internet almak istiyorsanız alabileceğiniz en iyi ve en sağlıklı internet Turkcell’dir.Hem çok iyi hizmet sağlıyorlar hemde vaadettiklerini harfiyen yerine getiriyorlar.Fiyat konusunda biraz pahalı olabilir ama biraz fazla verin Turcell kullanın başkada birşey demiyorum.
Neredeyse bütün operatörlerden darbe yedim kullanarak tek darbe yemediğim operatör Turkcell oldu.Yarın bir gün internet bağlattırmak istediğinizde gözünüz arkada kalmayacaktır.
]]>Bilgisayar ısınmasının en çok rastlandığı bilgisayar çeşidi laptoplardır.Çünkü laptoplar masaüstü bilgisayarlar kadar büyük bir hacime sahip değillerdir.Bu masaüstü bilgisayarların ısınmayacağı anlamına gelmez.Ama çoğu ısınma problemleri laptop türü bilgisayarlarda görülür.
Bilgisayarınızın ısınma nedenleri birkaç tane olabilir.Bu sorunların bazıları donanım kaynaklı bazıları ise yazılım kaynaklı olabilir.Bilgisayar ısınmasını tek bir nedene bağlamamız doğru olmaz.
Bilgisayarınızın kullanıldığı yıl miktarı, donanım kalitesi, kullanılan yazılımlar, kullanma biçimi gibi birçok neden bilgisayarınızın ısınmasını etkileyebilecek derecededir.
Eğer Daha Fazla Öneri Makalesi Okumak İstersen Tıklayabilirsin.
Bilgisayar ısınması ne derecede olduğu önemlidir.Bu konuda da direk net bir cevap vermemiz doğru olmaz.Çünkü bilgisayarlar belirli bir sıcaklığa geldiklerinde otomatik olarak kendilerini kapatırlar.
Kendilerini otomatik kapatmalarının nedeni bilgisayar donanımlarına herhangi bir zarar vermemek içindir.Eğer bilgisayar en üst seviye sıcaklığı geçerse muhtemelen bileşenlerinizde bulunan lehimler sıcaktan eriyecektir.Sadece lehimler değil bilgisayarınızın iç kısmındaki plastiklerde eriyebilir.
Bu gibi durumlar olmasın diye bilgisayarınız otomatik olarak kapanmaktadır.Ama sürekli bilgisayar ısınması donanımlarda arızalara neden olabilir.Bilgisayarınız da kasma ve donma gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz.
Bilgisayarınızı daha serin tutabilmek adına bir kaç sıcaklık giderme konusunda madde hazırladım.Aşağıdaki maddeleri teker teker uygularsanız bilgisayarınız her zamanki sıcaklığından daha düşük sıcaklığa erişecektir.
Termal macun, işlemci ve işlemci fanı arasında bağlantıyı kuran krem kıvamında olan bir maddedir.İşlemci fanınız döndüğü zaman fanın altına bulunan metali soğutur.Soğuyan metal termal macun yardımıyla işlemciyle bağ kurar ve işlemciyi soğutur.
Aradaki termal macunun kuruması, eskimesi gibi olaylar soğuyan metalin işlemciyle bağlantısını keserek işlemcinin ısınmasına neden olur.Bilgisayarınızın içerisinde sürekli ısı üreten işlemci kasanın içerisine sıcaklık yayar ve bilgisayarın diğer aksamlarının da ısınmasına neden olur.Bu durum bilgisayar ısınması için yeterli düzeydedir.
Bu durumda bilgisayarınız da donma, kasma gibi problemlerle karşılaşabilirsiniz.Bu yüzden termal macununuzu düzenli olarak değiştirmeniz gerekir.Her yılda bir değiştirirseniz sizin için kâfi olacaktır.
Bilgisayar temizliği düzenli olarak yapılması bilgisayar ısınmasını engellemeye yetebilir.Eğer uzun zaman temizlik yapmazsanız kasanızın içi çöplüğe dönebilir.Çoğu bilgisayarlarda uzun zaman temizlik yapmazsanız fanın etrafı katmanlar halinde tozla dolar.
Toz katman haline geldiği için sıcaklığı tutar ve dışarı salmaz.Bu sadece fan için geçerli değildir.Anakartınızın üstü tozla kaplandığı zaman bir battaniyeymiş gibi ısıyı içeride tutar.Isı bi yere kaçamadığı için diğer bileşenleri de ısıtarak bilgisayarın yavaşlamasına sebebiyet verebilir.
Bilgisayarınızı temizlik fırçalarıyla güzelce temizleyin.Kalan tozları gidermek için hava sıkabilir veya elektrik süpürgesi kullanabilirsiniz.Temizlik bilgisyarın sıcaklığı etkileyen en önemli faktörlerden biridir.
Ağır programları kullanmak bir müddet sonra bilgisayarınızı zorlayabilir.Zorlanan bilgisayarınızın çok performans harcadığı için otomatikman ısınmaya başlayacaktır.Laptop kullanan arkadaşlar bilirler, ağır bir program açıldığında laptop fanı hızlanmaya başlar.
Çünkü zorlanan bilgisayar ısındığı için soğutmak adına fanlar daha hızlı çalışmaya başlar.Ağır programlar kullanmamaya özen gösterin.Eğer kullanmanız gerekiyorsa belirli periodlarda kullanın.
Bilgisayarınızı kullanırken kasanın etrafının kapalı olmaması gerekmektedir.Tabiki bilgisayar masasına koymuş olabilirsiniz onda herhangi bir problem yoktur.Ama diğer türlü bilgisayarınızın fanlarının önü kapatılırsa ısı içeride birikecektir.
Fanlar bilgisayarınızın içerisindeki sıcak havayı dışarı atmakla görevlidirler.Siz eğer fanların ısı ve hava akışını kesecek şekilde önünü kapatırsanız sıcak hava içeride hapsolacak ve içeride kaldığı sürece sıcaklığı artacaktır.
İçeride sıcak havanın bulunması demek diğer bileşenlerinde ısınması demektir.Bilgisayarınızın sıcaklığı azaltmak için bu konuda hassasiyet göstermeniz gerekir.Aksi taktirde bilgisayarınızın bazı aksamları problem çıkartabilir.
Bu birçok insanın aklına gelmemiştir veya gelmiştir de uğraşmak istememiştir.Bu yöntem çoğu zaman işe yaracaktır.Bilgisayarınız ısınıyorsa ek bir fan bilgisayarınızı soğutmaya yetebilir.
Isının dışarı atılması için fanların kullanıldığını söylemiştik.Ek bir fan demek dışarıya çıkarılan daha fazla ısı demek.Eğer ek bir fan takarsanız ısı akışı hareketlenecek ve bilgisayarınızı soğutabileceksiniz.
Bilgisayarınızın bir kapağını açık tutmak bazen tehlikeli olabilir.Evde küçük çocuk veya hayvan bulunuyorsa kapağı açık olan kısımdan herhangi bir uzvunu bilgisayar fanına kaptırabilir.
Bunu göz önünde bulundurarak bilgisayarın bir kapağını açabilirsiniz.Açık olan kapan her zaman duvara doğru dönük olması, olası tehlikeleri önleyecektir.Bilgisayarınızın kapağını açtığınız zaman hem daha fazla ısı akışı olacak hemde bilgisayarınız nefes almış olacaktır.
]]>Alışveriş insanların olmazsa olmazlarındandır.Bu durum insanları daha çok satış veya daha çok alış yapmaya teşvik etmektedir.Bir insan alışveriş yapmazsa hayatını çok zor idame ettirebilir.
Alışverişi sadece ayakkabı, giysi gibi şeylerle nitelendirmeyin.Besinler, arabalar, telefonlar ve aklınıza gelebilecek her türlü maddenin alışverişi yapılmaktadır.
Satan kişi tarafından amaç; para kazanmaktır.Ama alış yapan kişi tarafından amaç; ihtiyacını gidermektir.Burada alış yapan kişi büyük bir oran ile zorunda olduğu için alışveriş yapar.
Satıcılarda bunu bildiği için daha fazla para kazanmak adına çakallıklar üretir.Hayatınızın her yerine “İndirim” kelimesini duymuşsunuzdur.Aslında bu da o çakallıklardan bir tanesi olabilir.
Lafı fazla uzatmadan alışveriş tuzakları nelermiş aşağıda daha detaylı inceleyelim ve hayatımızın geri kalanında bu yalanları dikkate almamayı öğrenelim.
Daha Fazla Bilgi Makalesi Okumak İstersen Tıklayabilirsin.
Alışveriş mağazalarında veya online alışveriş sitelerinde en çok duyabileceğiniz yalan bu olsa gerek.İnsanlara indirim diye diye ürünleri kakalamaya çalışıyorlar ne yazık ki halkımızda buna kanarak alışveriş yapmaktan kendini alıkoyamıyor.
Satıcılar indirim var diyerek aslında indirim yapmıyorlar.Satış yapan insanların çoğu indirim yapmadan 1-2 hafta kadar önce fiyatlara zam getiriyorlar.İndirim yapacakları günde tekrar normal fiyatlarına indiriyorlar.
Aslında indirim yapılıyormuş gibi aksettirmek için fiyat yükseliyor ve tekrar aynı fiyata döndürülüyor.Sazan olan insanlarda hemen atlıyorlar.Zaten satıcıların ve alışveriş mağazalarının asıl amacı sazanları avlamaktır.
Hatta indirim yapılacak diyerek ürünün kendi fiyatının üstüne de satabilirler.Mesela bir ütü masası 300 TL olsun diyelim.2 hafta sonra da indirime girecek gibi göstermek planlanıyor diyelim.
Ürünün o gün fiyatını 500 TL’ye çıkartıyorlar misal.2 hafta sonra fiyatı 400 TL’ye düşürüyorlar.Böylelikle normal fiyatı 300 TL olan bir ürünü indirimli göstererek 400 TL’ye satışa çıkarıyorlar.
Bunlara kanmamak için fiyat sıkalalarını tekrar tekrar kontrol etmeniz gerekiyor.Bir ürünü almak için acele etmemeniz gerekmektedir.Ürünü almada önce diğer mağazaları da araştırarak fiyat bilgisine sahip olmayı deneyin.
Ha bu demek olmuyor ki her indirim yazan şahıs bu olayı ilke edinmiş.Aralarında çok nadir de olsa gerçekten indirim yapan yerler var ama ne yazık ki milyonlarca firma bu şekilde insanları kandırıyor.
Mesela dev indirimin olduğu Kara Cuma kulliyen yalan.Bunu kanıtlayanlar çok.Tamam aralarında belki 1-2 kişi indirim yapıyor ama neredeyse hepsi indirim yalanıyla binlerce ürün satıyor.İnternet üzerinde Kara Cuma’dan önce ve sonra alınmış ss’leri görebilirsiniz.
“Ya şunun fiyatını tam yazsana be kardeşim !” dediğiniz sizi çıldırtan bir an kesinlikle olmuştur.Bir ürün alacağınız zaman bir bakıyorsunuz 59,99 TL yazıyor.Neden bunu direk 60 TL yazmak yerine 59.99 TL yazıyorlar hiç düşündünüz mü ?
Çünkü eğer fiyatı küsüratlı yazarsa ters psikoloji yaparak size ürünün ucuz olduğunu düşündürüyorlar.Eğer 60 tl yazılsa siz pahalı diyeceksiniz ama burada insanın düşüncelerine hükmeden küsüratlı sayılar yazarak ucuzmuş etkisi çıkartıyorlar ortaya.
Yukarıda ki görselde bariz bir şekilde belli oluyor.Eğer inanmıyorsanız herhangi bir alışveriş sitesine girerek gerçeği gözlerinizle görebilirsiniz.Şimdi yine birkaç kişi çıkıp “Bu yüzdelik indirimler uygulandığı için böyle bir fiyat çıkıyor ortaya” diyecek.
İndirim yalan olduğu bir sitede bu cümleyi dikkate alacak değiliz elbette.Ama hadi varsayalım indirimden kaynaklanıyor peki neden bütün fiyatlar 0,90 gibi küsüratlarla bitiyor, veya küsüratlı çıkacağını bildikleri için neden ona göre bir indirim yüzdeliği hesaplamıyorlar ?
Buna inanmanız saatlerinizi alacaktır ama ne yazık ki bizim bile zaman zaman fiyat tablolarındaki küsüratlı sayılara kanmışlığımız var.Ama bunu artık bildiğin için daha tedbirli davranabilirsin.
İnternet üzerinde tonlarca orjinal diye satılan parça var.Ne yazık ki bu parçaların hiçbirinin orjinal olma olasılığı yok.Parçalardan bahsediyorum şimdi çıkıpta orjinal telefon satıyorlar demeyin bana.
En çok orjinal diye yalan söylenen sektör, teknoloji sektörüdür.Orjinal şarj aleti, orjinal ekran, orjinal kamera falan filan.Bunların hiçbiri kesinlikle orjinal değildir.Orjinal ürünleri piyasada bulamazsınız.
Mesela iphone orjinal batarya diye satılan bataryaların hepsinin yan sanayi olduğuna yemin edebilirim ama ispatlayamam.Çünkü orjinal parçaları cihazların marka şirketlerinden başka bir yerden temin edemezsiniz.
Orjinal bir iphone batarya istiyorsanız orjinalini Apple şirketinden başka bir şirketten alamazsınız.Ama satıcılar elindeki ürünü satmak adına sürekli orjinal diyerek bizleri kandırmaya çalışırlar.Eğer orjinal deniliyorsa size kesinlikle o ürünü almayın.
Zaten adamlar telefonu 4-5 bin TL’ye satıyor orjinal şarj aletini mi 149 TL’ye satacak.Eğlenceli ve komik.
Ancak orjinal parçaları orjinal cihazlardan sökerek satabilirler.Misal veriyorum orjinal İphone kamerası satmak istiyorsanız İphone cihazdan kamerayı söküp satabilirsiniz.Ama kimse bu riske girmez.
Hem orjinal cihazını bozmuş olur hemde ürün daha önce kullanıldığı için ikinci el olmuş olur.Bu konuda titizlik göstererek orjinal denilen parçalara kesinlikle inanmayın.
Birçok ürünü reklamlardan görürüz ve alma girişiminde bulunuruz.Ama atladığımız bir nokta var ki reklamlarda gördüğünüz ürünlerin gerçek ürünlerle yakından uzaktan alakası yok.Mesela bir ayakkabı reklamı gördünüz.
“Ne kadar parlak, ne kadar sağlam, ne kadar şık” gibi cümleler kurabilirsiniz lakin durum gözüktüğü gibi değildir.Reklamlarda ürünlerin bire bir aynısı ama daha kalitelileri gösterilir.Gördüğünüz zaman sizin güveninizi kazanmak için ve dikkat çekmek için bu şekilde yalancı ürünlerin reklamlarını gösteririler.
Misal veriyorum yemek sipariş vereceksiniz.Hiçbir zaman reklamda gördüğünüzde aldığınızı bağdaştıramayacaksınız.Reklamlarda özenle hazırlanmış yemekler görebilirsiniz ama evinize gelen aynısı kesinlikle değildir.
Birde bunlara ek olarak reklamlarda gördüğünüz pazarlama teknikleri olarak adlandırılan yalan yanlış cümleler vardır.Mesela şampuan reklamlarını düşünün.X firması reklamlarında öyle saçlar kullanmış ki hayatınızda öyle güzel saç göremezsiniz.
Parlak ve ilgi çekici saçlara imza attıklarını söylerler halbuki vaziyet tamamen farklıdır.Aslında x şampuanının reklamını yapan şahıs o şampuanı bile kullanmayabiliyor.Kullansın kullanmasın saçları reklamlarda gördüğünüz kadar güzel ve ilgi çekici değil.
O kadar güzel gözükmesinin nedeni sırf insanları kandırabilmek adına açısı ayarlanan ışık ile aydınlatılıyor olmasıdır.Sizde buna kanarak şampuanı alırsınız ama hayatınız boyunca reklamda gördüğünüz saçlar gibi saçlarınız olmaz.
En çok e-ticaret sitelerinde karşılaştığımız yalan dolan işlerdir.İnsanlar ürünlerini satmak adına kendi ürünlerinin altına başka kullanıcı nickleri ile yorumlar yazarlar.
İnsanlar yorumları okusun ve ona güvenerek ürünü alsınlar diye.Ticaret siteleri de buna yönelik bir önlem almışlar.Ürünü alıp yorum yapan insanların nicklerinin yanında ürünü satın aldıklarına dair ikon veya yazı beliriyor.
Mesela hepsiburada.com sitesinde yorumların yanında eğer mavi yıldızlı tik işareti varsa o şahıs ürünü alarak yorum yapmış demektir.Eğer yorumları okuyarak bir ürün alacaksanız satın alarak mı yapılmış yorumlar buna dikkat ederek satın alın.
Bu durumu sadece internet siteleri için düşünmeyin.Mesela reklamlarda da bu durum çokça başımıza geliyor.Misal veriyorum bir deterjan reklamında hanfendinin biri çıkıp insanlara deterjan hakkında yorum yapmasını istiyor.
Ne hikmetse bir tane insan çıkıpta bu deterjan kötü demiyor.Çünkü bunun arka planlarında yalan söylemeleri için soru sordukları şahısa para veriyorlar.Yani bildiğiniz insanlara para ile yalan söylettiriyorlar.
]]>Her sosyal medya platformu çok daha fazla kitleye çok daha fazla kullanıcıya ulaşabilmek için sürekli yeni özellikler keşfediyor veya çalıyor.Aralarında özellik çalan olarak gördüğüm instagram yine özellik çalarak yoluna devam ediyor.
Geçtiğimiz yıllarda snapchat’in hikaye özelliğini çalarak kendi uygulamasına ekleyen instagram ileride farklı uygulamalarda gördüğümüz uygulamaları da çalacağını açık açık söylüyor.
Mesela instagram da artık canlı yayınlarda para kazandırabilecek.İG TV de reklam yayınlanabilecek.Bununda alakalı detaylı bilgi isterseniz “Artık İnstagramdan Para Kazanabileceksiniz” yazısını okuyabilirsiniz.
İnstagram sürekli başka uygulamalardan özellik çalıp harmanlayıp kullanıcıların önüne sunuyor.İnstagramı artık özel kılacak herhangi bir özellik bulunmuyor.
Diğer uygulamalara benzemesi nedeniyle birçok insan bu durumdan şikayetçi oluyor.Bu seferde Dünya’nın son zamanlarda en çok artış gösteren ve Dünya da en çok tepki gösterilen uygulama olan tiktoktan özellik çaldı.
Özellik çaldı demeyelim direk Tiktok’u , İnstagram uygulamasına klonladı diyelim.Çünkü artık Tiktok videoları çekmek için Tiktok’a ihtiyacınız yok.İnsanlar artık İnstagram kullanarak Tiktok videolarına benzer videolar çekebilecek.
Herkes Tiktok’u kapattırmayı istiyordu doğru ama bu şekilde istemiyordu.İnstagram, daha fazla para kazanabilmek için Dünya’nın en çok kullanılan uygulamalarından biri olan Tiktok’u hedef alarak kullanıcılarına Tiktok’a çok yakın bir arayüz sundu.
İnstagram devi de bir yandan kendini geçmekte olan Tiktok’a fark atmaya çalışmakta.Öte yandan düşünülecek olursa İnstagram da çöplüğe dönecek vaziyette.
Daha bazı özelliklerini kimsenin bilmediği İnstagram, hız kesmeden yenilikler ekleme çabasında.Üzerinde çok fazla durulan Tiktok uygulaması bazı ülkelerde yasaklanmış durumda.
İnstagram da artık onlardan biri olma yolunda ilerliyor gibi.Ne yalan söyleyeyim bu özelliğin gelmesinden dolayı bugün yarın İnstagram hesabımı kapatacağım.
Tiktok’u klonladığını söylemiştik.Bu özelliğe İnstagram, reels adını vermiş.Artık İnstagram kullanıcıları Tiktoktaki gibi 15 saniyelik videolar çekip İnstagram Müzik aracılığıyla istedikleri şarkıları ekleyebilecekler.
İstedikleri noktada videoları durdurup istedikleri gibi devam ettirebilecekler.Tiktok kullanıcılarının pek yabancı olmadığı bir ekran karşılayacak sizleri.
İnstagram da reels özelliğini kullanmak hikaye atmak kadar basite indirgenmiş.Ama şunu söylemeden edemeyeceğim, Tiktok’tan çok daha performanslı çalışıyor.
İnstagram’da yayınlamış olduğunuz reels videoları direk profilinizden erişime sunulacak.Daha önce IG TV ve efektlerin bulunduğu menü üzerinden çekmiş olduğunuz reels videolarına ulaşabileceksiniz.
Videolarınızda ses, hız, efekt, zamanlama gibi ayarlamalar da yapabileceksiniz.Aynı zamanda çekmeye devam edeceğiniz videolarıda taslak olarak kaydedebiliyorsunuz.Videolara Tiktoktaki gibi arkadaşlarınızı etiketleyebiliyor ve hastag atabiliyorsunuz.
Uzun zamanda instagram uygulamasıyla çatışacağımız kesin.Hatta şimdiden tiktok videolarını reels kısmında paylaşmaya başlamış olan insanlar bile var.Zaten bu özellik yokken bile Tiktok videolarını İnstagramda sık sık görüyorduk.
İnstagram’a Gelecek Yeni Özelliği Görmek İçin Tıklayabilirsiniz.
Zamanında Tiktok’tan alt kalır bir yanı yok dediğimiz İnstagram, bu sefer tam Tiktok oldu.Artık Tiktok uygulamasında yapılan her bir şeyi İnstagram uygulamasında da yapabileceksiniz.Yakında Tiktoku kapatırlarsa şaşmayın.Zaten ülkenin durumunu kötüye sokan bir uygulama şahsi düşünceme göre.
]]>Sigarayı bırakmak istiyorsanız bu kendi sağlığınızın, çevrenizde ki insanların sağlığının ve cebinizin sıkıntıya girmemesini istiyorsunuzdur.Bu isteği bile kendinizde hissetmek sigarayı bırakmak için kendinizde atabileceğiniz en iyi adımlardandır.
Sigara düşündüğünüz zaman çevrenizdekilerin ve kendinizin olumsuz etkilendiğini rahatlıkla görebiliriz.Çünkü sigaranın herhangi bir faydasının olmadığını hepimiz biliyoruz bu bir gerçek.
Ağız kokusu, üstünüze sinen nikotin kokusu, ciğerlerinizi mafeden duman herkes tarafından hoş karşılanmayabilir.Sigarayı bırakmak için çok nedeniniz var.Eğer sigarayı bırakmak için en iyi nedenleri öğrenmek istiyorsanız Sigarayı Bırakmak İçin En Büyük 10 Neden adlı yazımı okuyabilirsiniz.
Şimdi birkaçınız çıkıp “Zaten sigarayı bırakmaya karar vermesek bu makaleyi neden okuyalım ?” diyecek.Ama herkes bu düşünceyle bu makaleyi okumayacak buna eminim.
Siteleri gezinirken karşısına bu yazı çıktığı için aklında bırakma düşüncesi bile olmasa meraklanarak okumak isteyecektir.Bu yüzden bu konuda kendinizi ilerde görmeyin.
Yani sigarayı bırakmaya karar verdik herşey bitti demeyin.Ama önemli adımlardan birisi sigarayı bırakmaya karar vermektir.Eğer siz kararınızı verdiyseniz, sigarayı bırakacaksanız bu fikre sahip olmayanlardan bir adım öndesiniz.
Bu madde diğerleri arasında en çok önem vermeniz gereken maddedir.Sigarayı bırakmak istiyorsanız bu maddeyi fazlaca dikkate almanız gerekmektedir.
Şimdi bu konuda da çıkıp “Onu biliyoruz zaten.” diyecek olan insanda olacaktır.Bunu söylemeliyim ki sadece bilmekle hiçbir yere varamazsınız.Her şeyi bilseniz dahi uygulamadıktan sonra başarılı olamazsınız.
Sigarayı bırakacağınıza ikna edin kendinizi.“Ya ben artık bu illetten bıktım bana bir yararı yok bırakacağım bu sigarayı” diyerek noktayı siz koyun.Cümlede de noktasız bıraktım noktayı kendiniz koyacaksınız.
İhtiyacınızın olmadığını hissetmelisiniz.“Ya ben tiryakisiyim bırakamam!” gibi cümleleri aklınızdan çıkarmalısınız.Eğer bu dik kafalılığı bırakmazsanız sigarayı asla bırakamazsınız.
Bir sabah uyandığınızda kendi kendinize karar verin “Sigarayı bırakacağım!” diye.Ve o düşünceyle devam etmeyi deneyin.
Sigarayı süreklilik haline getirmenize neden olan boş zamanlarınızı değerlendirin.Birçok çalışan ve iş adamı vakitleri boş geçtiği için sıkılırlar ve sigara içmeye yeltenirler.
Bu duruma yüzlerce kez şahit olmuşumdur.Aynı şekilde sigarayı bırakan bir kişi olarak bende zamanında iş saatlerinde sıkıldığım için kendimi sigaraya veriyordum.
Baktım ki sigaraya bana zaman kaybettiriyor, sigara içeceğim zamanlarda başka şeylerle zamanıma değer kazandırıyordum.Hâlâ da öyleyim.Mesela şuan, eskiye bakılırsa sigara içiyor olmam lazımdı.Bu zamanı sigara içmekle değerlendirmek yerine sizlere sigarayı bırakmanız için tavsiyeler vererek değerlendiriyorum.
Nereden nereye değil mi ? Bu yüzden sigara içeceğiniz zamanlarda sigarayı bir kenara bırakın ve zamanınıza değer katacak işlerle meşgul olun.Bu sizin için en iyi kurtulma yöntemi olacaktır.
Sigarayı yavaş yavaş bırakırım diyerek bir yola girdiyseniz %90 başarısız olacaksınız demektir.Sigarayı bırakmak istiyorsanız eğer bir anda bırakmanız gerekmektedir.
Eğer yavaş yavaş bırakmaya çalışırsanız, atıyorum günde 1 dal içerek bırakmak isterseniz gün içerisinde aldığınızn nikotin size daha fazla nikotin isteği olarak geri dönecektir.
Unutumayın sigaraya başlarken 1 taneden bir şey olmak kafasıyla başladınız ve çok şeye mâl oldu.Bu yüzden sigarayı bırakmak istiyorsanız bir anda bırakmalınız.
Yavaş yavaş bırakmak isteyen insan bırakamayacağından korkan insandır.Siz bu konuda korkmayın kendinizden emin bir şekilde sigarayı bir anda bırakın.
Siz sigarayı bırakmak istediğiniz zaman çevrenizde sigara içen insanlar muhakkak yanınıza gelerek “Sen sigarayı bırakamazsın!” gibi cümleler kurarak sizin moralinizi bozacaktır.
Çünkü eğer siz sigarayı bırakırsanız tabiri caizse otlanacak insan bulamayacaklar.Bu yüzden aklınızdaki kararları arkadaşlarınızın değiştirmesine izin vermeyin.
Öte yandan kendileri bırakamadıkları için sizi caydırmaya çalışacaktır.Diğer bir yandan düşündürsek; onlar sigarayı bırakamadıkları için sizinde onlar gibi olduğunuzu ve sigarayı bırakamayacağınızı düşünürler.
Herkesin bünyesi aynı değildir ama herkesin kararlılığı da aynı değildir.Çevrenizdekilere bakarak kendiniz üzerinde bu durumu düşünmeyin.Misal veriyorum arkadaşınız sigarayı bırakamadı ona bakarak “Bende bırakamam.” düşüncesine kapılmayın.
Sizin kararlılığınız ve azminiz sigarayı bırakamayan arkadaşınızdan daha fazla olabilir.Siz mücadelenizi arkadaşlarınızla değil kendinizle verin.Arkadaşlarınızı fazla dikkate almayın.
Sigara içen arakadaşlarınızle kesinlikle bağı koparmaya çalışın.En iyi arkdaşınız sizle çok daha ciddi bir şekilde şakalaşabilir.Misal veriyorum sizin sigarayı bırakmayı düşündüğünüzü görünce sigarayı daha bi gözünüze sokarak içmeye başlayabilir.
İnadına sigaranın dumanını suratınıza üfleyebilir.Bunları siz daha iyi anlayabilirsiniz.Çünkü arkadaşlarınızı en iyi siz tanıyorsunuz.Bu gibi olayları yaşayabileceğiniz arkadaş kitleniz varsa o kitleyi direk terk edin.
Yanınızda sigara içilmesine müsade etmeyin.Yanınızda sigara içen herhangi bir arkadaşınız varsa yanınızdan kovabilir, yanından uzaklaşabilir veya uygun bir dille durumu dile getirip yanınızda sigara içmemesini sağlayabilirsiniz.
Gün saymanın herhangi bir mantığı yok diyerek cümleme başlamak istiyorum.Bıraktığınız zaman direk bırakın her şeyiyle hayatınızdan çıkarın.Zamanı da buna dahil.
Eğer ne zamandır sigara içmediğinizi hesaplarsanız zaman erken geçmeyecektir.Sanki daha sonradan tekrar başlayacakmışsınız hissine kapılırsınız.Bu sizi başlamadan pes ettirir.
Sigarayı bıraktım deyin geçin.Detay sorana da detayın gerekli olmadığını dile getirin.Ama eğer gün saymadan yapamayacaksanız, “Sen bunu söylesende ben gün sayarım.” diyecekseniz sigara bırakma sayacı uygulamaları kullanın.
En azından uygulamalar gün geçtikçe bedeninizde hangi fonksiyonların normale döndüğünü söyleyecek ve sizi sigara bırakmaya teşvik edecektir.Ama zaman tutmasanız çok daha iyi olacaktır.
Sigara içmediğiniz her gün sigaraya vereceğiniz parayı kenarda biriktirin.Kenarda biriken parayı görünce hoşunuza gidecek ve hiç sigara içmemeye gayret göstereceksiniz.
Baktınız para birikiyor o parayı bile sonradan değerlendirebilirsiniz.Bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz.Hem para biriktirmiş olursunuz hemde sigarayı bırakmak için bir adım daha atmış olursunuz.
Eğer sigaranın zararlarını araştırırsanız bir müddet sonra sigaradan nefret edecek hale gelebilirsiniz.Vücudunuzda bıraktığı zararlar, sizi uğrattığı travmalar sizi bir müddet sonra sigaradan uzaklaştıracaktır.
Birgün sigara içmeden önce vücudunuza neler kaybettirdiğini gözlerinizin önünden geçirin.Gırtalk kanseri, akciğer kanseri, nefes darlığı, tat alma kaybı, dikkatsizlik gibi sıkıntılara sebebiyet vereceğini düşünün.
Bununla birlikte sigarayı bırakmanın yararlarını da araştırın.Daha rahat nefes, kokusuz hayat, azalmayan para ve birçok yarar.Bunları araştırdıkça sigarayı bırakmak isteyeceksiniz.
Kahve tüketin dememin sebebi, kahvede az da olsa nikotin bulunmaktadır.Sigarayı bıraktığınız zaman önceden almış olduğunuz nikotin miktarından dolayı vücudunuz nikotine ihtiyaç duyacaktır.
Bu ihtiyacı en aza indirmek için kahve tüketebilirsiniz.Tabiki sabah akşam kahve için demiyorum.Belirli gün ve saatlerde kahve tüketmeye özen gösterin.Eğer bu durum aksi halde etki eder ve canınızın sigara çekmesine neden oluyorsa tüketmeyin.Artık şu üzerinize pis kokusu sinen illeti bırakın!
]]>İndirme işlemleri veya süreklilik arzeden, ekranın açık kalması gerektiği durumlarda ekranın kapanması insanı çileden çıkaracak neticeye geliyor.Saatlerce uğraştığınız bir proje kapanmasın isterken farkında olmadan kapanabiliyor.
Daha Fazla Bilgi İçerikli Makale İstersen Tıklayabilirsin.
Uyku modu aslında yukarıda da bahsettiğim üzere güç tüketiminden tasarruf sağlamak adına bilgisayarınızın ekranının belirli bir süre sonra otomatik kapanmasıdır.Bilgisayarınızda o sırada kendini uyku moduna alır.Zaten bilgisayar kendini uyku moduna aldığı için ekranınız kapanmaktadır.
Uyku modunda açık sekmeler, açık programlar, açık projeler gibi önem arz eden eylemler olduğu gibi kalır.Yani konuyu daha da açacak olursak; chrome de geziniyordunuz ve bir işiniz çıktığı için bilgisayarı kapatmayı unutup başından kalktınız.
Bir müddet sonra bilgisayarınız kendini uyku moduna alacaktır.Uyku moduna alınan bilgisayarda yaptığınız işlemlerin hiçbiri kaybolmaz.Yani uyku modundan çıkardığınız zaman chrome yine açık ve girmiş olduğunuz site hâla daha bekliyor olacaktır.Kapanmadan önce nasıl bıraktıysanız açtığınız zamanda aynı şekilde bulabilirsiniz bilgisayarınızı.
İndirmeler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Uyku modunda bilgisayarınızın internetle bağlantısı kesildiğinden indirmeleriniz iptal olur.Hiç bu konu hakkında istisna görmedim.
Uyku moduda olan bir bilgisayarı açmak sandığınızdan da kolaydır.Sadece power tuşuna (bilgisayarı açma tuşu) basarak bilgisayarınızı uyku modundayken açabilirsiniz.
Uyku moduna tuş atamaları da yapılabilmektedir.İlla da power tuşuna basınca açılacak diyr bir kaide yok.Ama windows standart ayarlarında power tuşuyla uyku modundan çıkmaktadır.
Bilgisayarı uyku modunda tutsak zararı olur mu sorusuna “HAYIR” olarak cevap verebiliriz.Bilgisayarınız uyku modundayken harddiskiniz çalışmadığı için donanım anlamında bilgisayarınıza birşey olmaz.
Bilgisayarlar bizim gibi erkenden yorulmazlar ama bu da 1 sene boyunca bilgisayarınızı açık tutun demek değildir.Bilgisayarınızı en fazla 1 veya 2 gün açık bırak.Onlarında dinlenmeye ihtiyacı var çünkü.
Sadece kapatmak yerine uyku moduna almak biraz güç tüketimine neden olur.Çünkü kapatılan bilgisayara nazaran uyku moduna alınan bilgisayar elektrik harcar.Eğer ışıklı bir kasa kullanıyorsanız uyku moduna aldığınızda kasanızın ışığının yanındığına şahit olacaksınız.
Çünkü bilgisayarınızı uyku moduna aldığınızda önemli donanımları çalışır durumdadır.Çalışırm durumda olduğu için güç tüketimine yol açar.
Eğer bilgisayarınızın açık kalmasını istiyorsanız uyku moduna almanız yararlı olacaktır çünkü daha az güç tüketimi yapmış olur.Eğer kapatmak istiyorsanız uyku moduna almaktansa direk kapatmanız önerilir çünkü dediğim gibi uyku modunda olan bir bilgisayar güç tüketir.
Bu göstereceğim yöntem bütün windows sürümlerinde geçerli olacaktır.Tabi ilerleyen zamanlarda yeni bir windows sürümü çıkmazsa.
Yukarıdaki adımları uygulayarak kolaylıkla uyku modunuzu kapatabilirsiniz.Uyku modunu kapattığınız zaman bilgisayarınız, siz kapatana kadar açık kalacaktır.Açık kalırken güç tüketeceğini de unutmayın.
En sondaki ekrandan uyku modunun devreye gireceği dakikayı da ayarlayabiliyorsunuz.1 saat sonra uyku moduna alsın, 2 saat sonra uyku moduna alsın diyorsanız en son ekranda “Hiçbir Zaman” terimini seçmek yerine kaç dakika veya kaç saat sonra uyku moduna alınacağını seçin.
Böylelikle bilgisayarınızın erken uyku moduna alınmasını engellemiş olursunuz.Yukarılarda da bahsettiğim gibi bilgisayarınız çalıştıktan bir müddet sonra yorulmaktadır.Sürekli açık bırakmak yerine en fazla 2 gün açık tutun.
Daha fazla açık tutmak hem harddiskinize hemde çalışan donanımlarınıza olumsuz yönde etki yapabilmektedir.Bilgisayarı çok fazla zorlamaya gerek yok.Aksi taktirde ömrü erken dolabilir.
]]>64 bit destekliyor mu sorusundan ziyade ilk başta bit ne demekmiş onu inceleyelim.Bit kelimesi, Binary Digit kelimelerinden meydana gelir.İngilizce de bu terim ikili sayı anlamına gelmekte.Bunları biraz açıklayacak olursak ; bit, bilgisayardaki en küçük veri boyutu birimi demektir.
Bilgisayar sistemlerinde ise 2 türlü bit çeşidi vardır.Bunlardan biri 32 bit diğeri ise 64 bittir.Aralarında neredeyse dağlar kadar fark vardır.İlk zamanlarda 8 bit olan işlemciler 90’lı yıllarda yerini 32 bite bıraktı.İlerleyen zaman zarfında ise 2000’li yıllarda 32 bit, yerini 64 bite bırakmış oldu.
Daha Fazla Nasıl Yapılır Makalesi İstiyorsan Tıklayabilirsin.
Bütün bilgisayarların bitleri farklıdır.Desteklediği bitler veya bilgisayara kurulu olan işletim sistemlerinin bitleri farklılık gösterebilir.32 bit ve 64 bit olmak üzere 2 çeşit bit türü vardır.Bu bit türlerine aşağıda daha detaylı değineceğim.
Bilgisayarınızın bitini öğrenmek, bilgisayara kuracağınız işletim sistemi için çok önemlidir.İlk başta hazır kurulumu yapılmış windows işletim sistemlerinin bitini öğrenerek sonraki format atma işlemlerinde de aynı tür bite sahip olan işletim sistemlerini kurmanıza yarayacaktır.
Yukarıda görmüş olduğunuz pencere açılacaktır.Kırmızıyla işaretli olan bölge, bilgisayarınıza yüklü olan işletim sisteminin kaç bit olduğunu gösterir.Bu windows 7, windows 8, windows 10 gibi işletim sistemlerinde geçerlidir.
Geldik asıl sorumuza, bilgisayarınız 64 bit destekliyor mu ? Bu sorunu cevabı aslında çok basittir.Windows 10 ve windows 7’de 64 bit desteğinin olup olmadığını öğrenmek için farklı yollar izlemelisiniz.
64 bit 32 bite göre çok çok daha fazla performans verebilir.Uygulama hızlarında 64 bit, 32 bite göre daha performanslı çalışır.Çok yüksek boyutlu videolar veya fotoğraflarla işlem yaparsanız 32 bit sizler için yeterli olmaz.
32 bit işletim sistemi kullandığınız zaman Ram performansının yarısını kaybedersiniz.Mesela 32 bit işletim sistemlerinde Ram olarak en fazla 4 gb kullanabilirsiniz fakat bunun 2gb’si işletim sistemine 2gb’si ise kalan yazılımlara gider.Yani Ram performansının tadını çıkaramazsınız.
64 bit işletim sistemlerinde ise 4gb ve üzeri Ram boyutlarını kullanabilirsiniz.2 TB’a kadar ram desteği bile sağlıyor.Bu yüzden 4gb’den yukarı kullanılan bilgisayarlarda 64 bit işletim sistemi kullanılması önerilir.
Ağır programların çoğunluğuna baktığınız zaman ise hep 64 bit desteklediklerini göreceksiniz.Çünkü ağır programlar fazla Ram isterler.Ram fazla istenilince de mecbur 64 bit işletim sistemi kullanılmak zorundadır.
64 bit işletim sistemi barındıran bilgisayarlar 32 bit işletim sistemi barındıran bilgisayarlara nazaran çok daha hızlı çalışırlar.Program açılış, kapanış süreleri ve bilgisayar açılış kapanış süreleri gibi önem arzeden süreleri en kısa haline getirir.
Bu başlıkltanda anlayacağınız üzere 64 bit destekleyen bilgisayarlara 32 bit işletim sistemleri kurulabilmektedir.Ama 64 bit destekleyen bir bilgisayara 32 bit işletim sistemi yüklemek çok saçma olur.
Bunun nedeni ise bilgisayarınızdan tam verim alamayacak olmanızdır.Bilgisayarınızın desteklediği biti baz alarak bir windows kurarsanız bilgisayarınız daha hızlı ve performanslı olacaktır.
Eğer 64 bit destekleyen bir cihaza siz 32 bit işletim sistemi kurarsanız, bilgisayarınızın size verebileceği performansı ve hızı kısıtlamış olursunuz.100km/s hızla gitmek yerine 50km/s ile gitmeyi seçmiş gibi olursunuz.
Burada durarak kendimize şu soruyu sormalıyız, “32 bit destekleyen bilgisayara 64 bit işletim sistemi kurulur mu ?”.Eğer öncelikle bu soruya yanıt aramayı seçerseniz kısa yoldan işinizi halletmiş olursunuz.Çünkü bu soruya cevap “HAYIR” olacaktır.
32 bit destekleyen bir bilgisayara 64 bitlik bir işletim sistemi kuramazsınız.Burada 32 bit desteklemesinden kasıt sadece 32 bit desteklemesidir.Çünkü bütün 64 bit destekleyen bilgisayarlar aynı zamanda 32 biti de desteklemektedirler.
Sorunuz direk bu şekildeyse bunun cevabı da “HAYIR” malesef.32 bit bilgisayarlarda kesinlikle 64 bit program çalıştıramazsınız.Ama bunun tam tersini bütün programlarda olmasa da yapabilirsiniz.
64 bit bilgisayarlarda çoğu 32 bit programlar açılmaktadırlar.Hatta 64 bit bilgisayarlarda yüklü olan bazı driverler 32 bittir.Bütün programlar ve driverler olmasada 32 bit programların ve driverlerin büyük bir çoğunluğunu 64 bit bilgisayarda kullanabilirsiniz.
32 bit işetim sistemini 64 bit işletim sistemine çevirmenin tek yolu bilgisayarınıza format atmaktır.Bunun başka bir çıkar yolu yoktur.Format atmayıp sadece yükseltme işlemiyle 64 bite yükseltemezsiniz.
64 bit yapabilmek için 64 bit işletim sistemi indirerek bilgisayarınıza en temizinden bir format atmanız gerekir.Hem bilgisayarınız temizlenmiş olur hemde bilgisayarınızdan tam performans almış olursunuz.
]]>Şöyle oturarak bir düşünün neden sigaraya başladınız ? Bu konuyu öyle üstü kapalı değil derinlere dalarak asıl sebebini düşünün.Düşündüğün nedenler sence de çok saçma değil mi ? Sigarayı bırakmak için bunlardan hiçbiri size engel olamaz.
Derdin mi var, karizmatik mi oluyorsun, canın mı sıkılıyor, arkadaşlarını mı örnek alıyorsun ? Bu sorular çoğalabilir ama bu soruların cevabı her zaman “Hayır”dır.Eğer bu sorulardan birine evet diyorsanız kendinizi kandırıyor olursunuz.
Zaten sigaraya başlamanızın nedeni de bu sorulara evet demek değil mi sizcede.Kendinizi kandırdığınızı kabul etmiş olursunuz evet demekle.Bugün sigara içen insanların çoğu gösteriş için ve arkadaşlarından gördüğü için sigaraya başlamış olan insanlardır.
Size hiçbir kazanç sağlamayan aksine hertürlü konuda sizi zarara uğratan bir illeti neden sürekli kullanmak istiyorsunuz ?Bedeninize, performansınıza ve cebinize hergün zarar olan bir illet.
Daha Fazla Bilgiye Ulaşmak İstersen Tıklayabilirsin.
Sigaranın faydası olduğunu düşünen insanlar sigarayı kullanmak için bahane üreten insanlardır.Sigaranın, düşündüğünüz zaman sürekli sizi zarara, sıkıntıya soktuğunu göreceksiniz.
Hertürlü konuda size sıkıntı oluşturacak bir illeti kullanmanın doğru olduğunu düşünmek yanlış olur.Oturun ve düşünün sigara bugüne kadar sizlere ne kazandırdırdı.Koskocaman bir hiç…Sigara içmek yerine size faydası dokunacak, yararlı olacak şeyleri yapmayı tercih edin.
Sigara içtikten sonra üzerinizin leş gibi sigara kokmasını defalarca görmüşsünüzdür.Sigara içmeyenlerin yanına gittiğiniz zaman ne kadar kötü koktuğunuzu dile getirmeyen yoktur heralde.
Hatta o pis kokudan bazı zamanlarda sizlerde rahatsı olursunuz.Eve geldiğinizde üzerinizi değiştirirken burnunuza gelen eşyalarınıza sinmiş sigara kokusu sizi de rahatsız edebilmektedir.
Ortamda kötü kokunuzla anılmak istemiyorsanız sigaradan bir an önce vazgeçin.Sevdiğiniz dostlarınız her ne kadar söyeleyemeselerde afedersiniz leş gibi kokuyorsunuz.Evet bu en yakın dostunun sana karşı kurmaktan çekindiği cümleydi.
Belki aylarınız belki de yıllarınız bu uğraşverici eylemlerle geçmiştir.Annenizin veya babanızın sigara içtiğini öğrenmemesi adına kaçkere üzerinizdeki kokuyu çıkarmaya çalıştınız acaba ?
Koku, aile bireylerinize gitmesin diye belkide zaman zaman nefesinizi bile tuttunuz.Eve geldiğiniz zaman üzerinizden koku çıksın diye direk üzerinizi değiştirip ellerinizi de yıkamış olabilirsiniz.
Bu sıkıntıları neden çekesin ki sen.Sigarayı bırakmak için bunlar yeterli değil mi sence ? Bunu annen baban kızmakta haksız demek için söylemiyorum.Tam tersine kızmakta çok ama çok haklılar.Bedeninize zarar verdiğiniz için sizi uyarıyorlar.Ama siz ısrarla kızmasınlar, uyarmasınlar diye sürekli tedirgin bir hayat yaşıyorsunuz.
Hani hep spor salonunun arkasında toplanıp sigara içiyordunuzya, hoca gelir yakalar diye sigaranızı bile tam içemiyordunuz hah işte sigara sizi nasıl hale saokuyordu hissedebiliyor musunuz ?
Belkide yakalandınız ve sırf bu illet için disipline bile gittiniz.Sigara sizin hayatınıza olumsuz yönde yörünge belirlediğinin dahi farkında değilsiniz.Yaşam biçimizi, yaşam standartlarınızı olumsuz tarafa doğru çekiyor.
Bunları bir eğlence sanıp ilerde çok pişman olacağınız adımlar attığınızın bile farkına varamıyorsunuz.Bunları yaşamış ve tecrübe kazanmış biri olarak söylüyorum.
Sıkıldığınız için, belki çalıştığınız yere fazla müşteri gelmediği için, belkide oyalanacak birşey bulamadığınız için içiyorsunuz sigarayı.Sigarayı bırakmak için neden uğraşmıyorsunuz ? Bunları bir kenara bırakıp sigaraya ayırdığınız vaktinizi yeni şeyler öğrenmek adına kullansanız çok iyi yerlere bile gelebilirsiniz.
Elinizde sigara şöyle oturayım çay sigara yapayımda zaman geçsin dediğinizde hedeflerinizden 1 adım daha uzaklaşmış oluyorsunuz.Zamanınızı sigara içmekle harcayıp kendinize yazık ediyorsunuz.
Sigara içmediğiniz zamanları düşünün, kendinize daha çok vakit ayırıp daha eğlenceli işler yapabiliyordunuz.Şimdi ise canınızın sıkkınlığından elinizin boş kalmasını istemiyorsunuz.
Herhangi biri birşey söylediği zaman “Dur şu sigarayı bi içeyim!” diyerek geciktiriyorsunuz.Bu karşı tarafın size olan güvenini bir nevi sarsıyor.Çünkü denildiği anda o eylemi yapmazsanız karşı taraf buna içten içe darılacak veya sinirlenecektir.
Bu madde de kesinlikle “ben yıllardır içiyorum kiloluyum” diyen biri çıkacaktır.Herşey herkese aynı tepkiyi gösterecek diye birşey yok.Ben sadece yaşayıp gördüklerime makalemde yer veriyorum.
Sigara içtiğiniz zamanlarda sigaranın dumanının bir kısmı midenize gider.Midenize giden duman ise midenizi tıkayarak tokluk hissi verir.Halbuki mideniz boş ama siz tokluk hissedersiniz.
Kendinizi tok hissettiğiniz içinde yemek yemezsiniz.Bazen açlığınızı bile sigarayla geçirmiş olabilirsiniz.Bu sağlığınız için son derece zarar verici birşeydir.Aç kaldığınızın farkına bile varamadığınız için enerjiniz düşecek ve hareketliliğiniz azalacaktır.
Bu hususun herkesi etkileyeceğini sanmıyorum.Bu olay daha çok liseli gençlerde meydana gelmektedir.Annesinden babasından yemek yemek için aldığı parayı giderek sigaraya verebiliyorlar.Sigarayı açlığa tercih ediyorlar.
Babanız anneniz o paraları kazanmak için dişlerini tırnağına takarak çalışıyorlar.Sizin karnınızın doyması için para veriyorlar sizde onu gidip sigaraya veriyorsunuz.
Bu hem anne ve babanıza hemde kendinize olan saygısızlıktır.Sigara içmeyi karnınızı doyurmaya değiştiriyorsunuz.Bazen dolmuş parasını bile sigaraya verdiğiniz için eve yürüyerek gittiğinizde oluyor değiş mi ?
Etrafınızda kesinlikle sigara içmekten dişleri çürümüş, sararmış bir insan görmüşsünüzdür.Ne kadar kötü bir görüntü öyle değil mi ? Sizde bir müddet sonra öyle duruma geleceksiniz.
Bıyıklarınız bile sararacak.Yaşlı dedeleri görmüşsünüzdür beyaz bıyıkları sararmıştır.İlerde aynısı sizin başınıza da gelebilir.Kötü bir görüntü oluşturmayı kimse istemez.
Bunun ne kadar pis dişleri var! Evet evet tamda yakın arkadaşlarınızın demek istediği bu ama ne yapsınlar senin kalbini kırmamak adına sineye çekiyorlar.Bu görüntüyü onlara gösterme sende.
Yemek dahi sipariş verirken 1 TL’nin bile lafını yapan insanlar nasıl oluyorda tak diye sigaraya para sayıyorlar anlamıyorum.Sigara aldığınız günleri hesaplasanıza ne kadar para yapacak.
Sigara gözle görülmeyen bir tüketime yol açıyor.Dünyanın parasını sigaraya yatırıyorsunuz ama farkında değilsiniz.Gelin sizinle ufak bir hesaplama yapalım.
Sigaray 15 TL verdiğinizi var sayıyorum.1 ayda sigaraya 30×15=450TL veriyorsunuz.1 yılda ise bu fiyat 12×450=5.400TL yapıyor.Yani 15 TL’lik bir sigara içtiğinizi düşünürsek sadece 1 yılda 5.400 TL sigaraya veriyorsunuz.Bunları kenara koyduğunuzu düşünsenize.
2 yılda 10.800TL biriktirebilmek varken o parayı neden sigaraya yani boş bir dumana veresiniz ki ? Sigaraya verdiğiniz parayla 4-5 senede bir araba alırsınız ayağınızı yerden kesersiniz.
Sigara içipte akciğerlerinize veriği zararı bilmeyen yoktur heralde.Aldığınız nefesi bile zorlanarak alıyorsunuz.Konuşurken sürekli durarak nefes almak zorunda kalıyorsunuz.
Ya anlamıyorum bu kadar bedeninize, hayatınıza zarar veren boş bir duman olan sigarayı artık neden bırakmıyorsunuz ? Zamanı geldi o cebindeki son paketini at ve derin bir nefes al.Artık sigara içmek için bir neden yok.
]]>Yani birnevi bataryanıza elveda etmenize neden olabilir.Bataryalarınızı tam performanslı ve uzun ömürlü kullanmak istiyorsanız aşağıda bahsedeceğim kuralları yerine getirerek telefonunuzu şarj edin.
Pil sağlığınızı olumsuz yönde etkileyecek yapılan hataları araştırarak bunları neden yapmamanız gerektiğini açıklayacağım.İphone ve android cihazlarınızın şarjının uzun süre dayanmasını istiyorsanız şarj konusunda dikkatli olmalısınız.
Daha fazla ipucu için buraya tıklayabilirsiniz.
Her zaman şarj aletleriniz yanınızda olmayabiliyor veya unutmuşta olabiliyorsunuz.Şarj makinesini unuttuğunuz zamanlarda telefonlarınızı arabada, şarj etme aletlerinde ve powerbanklarda şarj ediyorsunuz.
Bu aslında telefonunuzun bataryasını etkileyecek en önemli unsurdur.Çünkü şarj aleti kullanmadan başka alternatifleri kullanarak şarj etmek telefonunuza giden amper farkı veya voltaj farkı ortaya çıkaracaktır.Telefonunuza gerektiğinden az veya fazla voltaj, amper giderse bataryanızın ömrünü kısaltmış olursunuz.
Telefonu bilgisayarda veyahut araba da şarj etmekte aynı sorunlara yol açmaktadır.Nereye giderseniz gidin yanınızda şarj makinenizi götürmeyi ihmal etmeyin.
Çakma şarj aleti kullanmak yukarıda bahsetmiş olduğum konuyla da alakalıdır.Aldığınız çakma şarj aletleri telefonlarınıza doğru amper ve voltajları gönderemeyebilir.
Gönderilen akım ve voltajlar bataryanızın standartlarına uymadığı için bataryalarınızın ömrünü kısaltırlar ve şişmeye neden olurlar.Bu sefer şarjınız geç dolar ve erken biter.
Orjinal şarj aletini de herhangi bir mağazadan almanız mümkün değildir.Orjinal diye satılan pahalı ürünler aslına kesinlikle orjinal değildir.Sadece orjinal şarj aletlerinin standartlarına uygun orjinale birebir yakın ürünlerdir.
Orjinal şarj aletlerini ancak ve ancak telefonunuzun markasının şirketlerinden temin edebilirsiniz.Dışarılarda, büyük mağazalarda orjinal diye satılan şarj aletleri kesinlikle orjinal değildir.
Burada kastetmek istediğim nokta sürekli şarj seviyenizi kontrol etmenizdir.Ekranı sürekli açıp kapatmak neredeyse internette dolaşmak kadar enerji tüketir.
Telefonunuzu şarj ederken ekranı açıp kapattığınız zaman güç tüketeceğinden bataryanızı doldururken öteyandan boşaltmış olursunuz.Buda bataryanızı olumsuz yönde etkiler.
Benim için saniyeler önemli kesinlikle bakmam gerekiyor diyorsanız, ekran parlaklığını kısarak bu işlemi uygulayın.En azından fazla bir güç tüketimi yapmamış olursunuz.
Telefonunuzu şarja koyduğunuz zaman güç tüketimini en aza indirmeniz gerekmektedir.Eğer güç tüketimini yavaşlatacak şeyler yapmazsanız delik bir kovaya su doldurmaya çalışırsınız.
Kova için bu belki bir sıkıntı çıkarmayabilir ama telefonunuz için bataryanın eskimesine neden olur.Telefonunuzu şarj ederken kullanmadığınız özellikleri kapatın.Bunlara örnek olarak wifi,hücresel veri,bluetooth,GPS gibi örnekler verebiliriz.
Bunlar kullanılmadığı zamanlarda kapatılmalıdır.Şarjınızın bitmesine neden oldukları için bataryanızın erken eskimesine neden olurlar.Şarj ederken güç tüketirler ve doldur boşalt gibi bir işleme neden olurlar.Şarjınızın da geç dolmasına neden olur.
Ekranınız kapalı olduğu zaman bu telefonunuzun hiçbir işlem yapmadığı anlamına gelmez.Cihazınız sürekli farklı işlemler gerçekleştirir.En yakın wifi sinyalini bulmaktan tutun güncellemelere ve uygulamalardan ileti almaya kadar.
Bunları yaparkende güç tüketir.Bu güç tüketimine son vermek adına telefonunuzu uçak moduna alın ve öyle şarj edin.Hem çok daha erken şarj olmuş olacak hemde pil performansınızı arttıracak.
Güç tasarrufu, arka planda gereksiz çalışan uygulamaları veya işlemleri durdurarak enerji tüketimini azaltmaktadır.Şarj esnasında da enerji tüketimini en aza indirmemiz gerekiyordu.
Gereksiz olan işlemlerin ve uygulamaların enerji tüketimini engelleyerek telefonunuzu kaliteli bir şekilde şarj edebilirsiniz.Hem bu işlem şarj süresinide kısaltarak size zaman kazandıracaktır.
Bazı telefonlar şarj edilirken kılıfları çıkarıldığında çok daha hızlı bir şekilde şarj olabilmektedir.Bazı kılıflar telefonunuzun şarj ederken çok fazla ısınmasına neden olabilir.Telefonunuz ısındığı anda kılıfınızı çıkarmayı deneyin.
Sıcaklık bataryalar için en önemli unsur olduğu için telefonunuzu sıcaktan korumalısınız.Güneş ışığına maruz kalan bölgelerde telefonunuzu şarja takmayın.Çünkü bataryalar serin ortamlarda tam performans gösterirler.
Tabiki bunu dedik diye telefonunuzu buzluğa koyarak şarj etmeyin.Sizin teninize serin gelen mekânlarda telefonunuzu şarj ederseniz daha yüksek performans aldığınızı göreceksiniz.
Telefonlarınızın şarjlarını ayda 1 tamamen boşaltırsanız performansını arttırabilirsiniz.Bunun nedeni lityum esaslı bataryaların elektronlarıdır.Elektronların arada sırada aktif hale geçmesi gerekmektedir.
Bunun içinde ayda 1 kez telefonunuzu %100 şarj etmeli ve 1 kez de tamamen bitirmelisiniz.Bunu yaparak bataryanızın tamamen rahatlamasını sağlamış olursunuz.
Bu konu herzaman için tartışma konusu olmuştur.Kimisi zararlı kimisi zararsız diyor ama ne yazık ki telefonunuz için zararlı bir işlemdir.Akıllı telefonlar, şarj dolunca otomatik olarak şarj olmayı keserler.Bunun içinde herkes yatmadan önce şarja takmanın zararlı olmayacağını sanar.
Ama durum kesinlikle öyle değildir.Bataryanız %100 olduğu zaman otomatik olarak şarj durdurulur.Ama telefonunuz sabaha kadar sürekli %100 olarak kalmaz.Arka planda işleyen işlemler kimi zaman şarjınızın %99’a düşmesine neden olur.
%99’a düştüğü zaman şarj tekrar devreye girerek %100’e tamamlar.Bu sirkülasyon sürekli böyle devam ederek bataryanızı sabaha kadar doldur boşalt yapar.Bu işlemde bataryanızın performansının ciddi anlamda düşmesine neden olur.
Bataryanızın tam performanslı olarak çalışmasını istiyorsanız %100 doldurmamalısınız.Bataryanızı %100 doldurmanın bir mantığı yoktur.Kendinizi düşünün tıkabasa yemek yemek gibi birşey.Sizi hemen yorar değil mi ? Bataryanızıda %100 şarj etmekte bataryanızı yorar.
Bataryanızın ideal şarjı %80 olmalıdır.Telefonunuz %80 şarj olduğu zaman şarjdan gönül rahatlığıyla çıkartıp kullanabilirsiniz.Şarja takarkende telefonun kapanmasını beklemeyin.
Şarj daha %10-%20 civarındayken telefonunuzu şarja takın.Bunu denediğiniz zaman bataryanın ne kadar sağlıklı çalıştığına sizlerde şahit olacaksınız.
Şarjınız bittiyse ve telefonunuz kapandıysa hemen şarja takın.Telefonunuzu şarjı bitik bir şekilde asla bekletmeyin.Bataryanızın ölmesine neden olmaktadır.Mesela telefonları ilk aldığınız da fabrika çıkışlı olarak %40-%50 civarında içlerinde şarj olmaktadır.
Bunun nedeni eğer telefon %0 olarak kalırsa bataryanın kısa süre içerisinde öleceğidir.%100 olarak da şarj göremezsiniz fabrika çıkışlı olarak.Tam performans için en az %50 en fazla %80 olarak şarj ediniz.
Bu işlem hem telefonunuzun erken ısınmasına hemde geç dolmasına neden olur.Yukarıda paragraflarda vurguladığım doldur boşalt meselesi ortaya çıkarak pilinize erken elveda etmenize neden olur.
Eğer şarj ederken telefonla oynamanın herhangi bir zararı olmaz diyen bir arkadaşınız varsa kesinlikle tamah etmeyin.Bugün bataryanın bitmesine neden olan en önemli unsurların başında şarja takılıyken telefonla oynamak geliyor.
]]>