Bu süre zarfında sizlerde kendinize düşen görevleri yerine getirmeye devam etmeniz gerekmektedir.Dışarı çıkarken maske takmayı ihmal etmeyin.Mümkün olmadıkça sokağa çıkmayın ve çıktığınız zamanda sosyal mesafe kurallarına uyarak geziniz.
Eve geldiğinizde eşyalarınızı değiştirin ve ellerinizi en az 20 saniye boyunca köpüklü suyla yıkayınız.Sağlık herşeyden önemlidir bu yüzden önce kendimizin sonra da kimsenin hayatını riske atmayalım.
Bütün verileri Fahrettin Koca’nın resmi twitter hesabından almaktayız.Ayrıca güncel bir şekilde kontrol edebilmemiz içinde internet sitesi açılmış durumda.İnternet sitesini aşağıdaki yazıya tıklayarak görebilirsiniz.Eğer olurda biz en güncelini paylaşamazsak siz internet sitesine tıklayarak en gücel detayları görebilirsiniz.
Güncel Koronavirüs Tablosu Resmi Web Sitesi
15 Ağustos’ta vefat edenlerin sayısı düne göre 22’ye yükselmiş durumda.Vaka sayısı ise 1.256’larda gözüküyor bu oldukça iyi rakamlar.Fakat biraz ürkütücü de diyebiliriz.Çünkü vaka sayıları son zamanlarda yine 1000 sayısının üstüne çıkmış durumda.Ülkemizden koronavirüs git gide yok olmaya başlıyor fakat henüz hiçbir şey bitmiş değil.Her şey bitti diyerek tedbiri elden bırakmamak gerekmektedir.
İkinci bir dalganın gelmesi an meselesi.Sokakta maske takanların ve sosyal mesafeye dikkat edenlerin sayısı çok az.Bu durum gerçekten bizleri ürkütmeli.
En ufak bir serbestlikte insanlar tedbirleri direk elden bırakıyorlar.Dışarı da gezenler ne maskelerini takıyor ne de sosyal mesafeye uyuyorlar.Camide dahi sosyal mesafeye uyduktan sonra namazı kutlamak için birbirleriyle tokalaşıyorlar.
Bir maskeyi 1 haftadan fazla takanlar var.Maskesiz girişlerin yasak olduğu mekanlarda arka ceplerinden maskelerini çıkarıp takanlar.Maskeleri bu kadar hafife alarak kullanmayalım lütfen.
Ölü sayıları düşüşte diye herşey bitti zannetmeyin.İkinci bir dalga büyük olasılıkla gelecek.Neden ? , çünkü insanlar tedbiri çoktan elden bırakmış durumla.Birde tabi hiç tedbir almayanlar var.
]]>Bütün bu gündeme oturan olayların arkasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bazı konulara sinirlenmesi vardı.Bu konular ise yeni doğan ve 8. torunu olan “Hamza Salih” üzerinden ele alındı.
Geçtiğimiz günlerde Berat Albayrak yeni doğan “Hamza Salih” adlı çocuklarını twitter üzerinden bildirmek için bir tweet paylaştı.Paylaştığı twitte “Rabb’imize şükürler olsun, bu gece 4. evladımız Hamza Salih ailemize, dünyamıza sefalar getirdi. Sevgili eşim Esra’ya bize bu mutluluğu yeniden yaşattığı için sevgi ve minnetlerimi sunuyorum. Dualarınızı bekleriz.” cümlesi yer alıyordu.
Bu mutluluğu paylaşmak için onbinlerce kişi tweetin altına olumlu yorumlar yaptı.Fakat bunların yanında ahlâksız kelimeler,argo kelime kullananlar ve hakaret edenler de vardı.
Aslında fitili ateşleyen olay tweetin altında paylaşılan küstahça yorumlardı.Erdoğan yaptığı açıklamasında gerekli birimlerin harekete geçerek küstahça yorum yapanların kimliklerinin tespit edilip işlem yapılmaya başlandığını bildirdi.
Dünya’ya yeni gözlerini açmış bir bebek üzerinden ailesine ve diğer akrabalarına hakaret yağdırıldığı için Erdoğan sinirliydi.Bunları yapanların hepsine teker teker hesaplarının sorulacağını da söylemeden geçmedi.
Bu gibi durumların daha önceden de yaşandığını dile getiren Erdoğan, bu tür olayların yaşanmasında mecraların kontrölsüzlüğünün ve organize saldırılarının kolaylaşmasının rolünün olduğunu da dile getirdi.
Konuşmasında “Neden netflix,twitter,youtube gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzu anlıyor musunuz ?” cümlelerinide kullanarak sosyal medya karşıtı olduğunu dile getirmiştir.
Sosyal medya karşıtı olmasının nedenini ise Erdoğan’ın konuşmalarından çıkarabilmekteyiz.Sosyal medya karşıtı olmasının nedeni; ahlaki değerlerin zedelenmesi, şahısa hakaretler, kullanılan argo kelimeler vb. unsurlardır.Bu ahlaksızlıkları ortadan kaldırabilmek adına karşıt olduğunu dile getiriyor.
Milletimize layık olmayan davranışların sergilenmesini istemediğini belirtti Erdoğan.Asıl açıklık getirilmesi gereken konunun sosyal mecraların kapatılması değil, sosyal medyanın nasıl bu hale geldiği kanattinde olduğunu da sözlerine ekledi.
Konuşmalarında sosyal medyanın kaldırılmasını ve kontrol edilmesini istiyor diye bir cümle kullanıyor.Onun öncesinde ise sosyal medya platformalarının kesinlikle kontrol altına alınmasından bahsediyor.
Günlük yaşantımızda kötü ama karşılaştığımız manzalar (cinsel istismar, kumar, taciz vb) nasıl suç oluyorsa bu sosyal medyada da suç olarak değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor Erdoğan.
Sonuç itibariyle sosyal medya platformlarının kapatılmasını istemekte fakat insanların buna tepki göstereceğini adı gibi bildiği içinde kapatmak yerine düzene sokmak istediğini söylüyor.
Yani tahminimce sosyal madya platformları kapatılmayacak.Bu işin rayına oturtulması ve yapılan her ahlâksızlığın sonuçlandırılması kanattindeyim.
Sosyal medya kapatılma olayıyla karşı karşıya kalınca, kullanıcılardan tepkiler çığ gibi büyümeye başladı.Twitterde #SosyalMedyamaDOKUNMA adı altında binlerce tweet atılıyor.
Hemen bunu gören Kemal Kılıçtaroğlu da bu konu üzerine tweet atmadan geçemedi.Attığı tweette her zamanki gibi Tayyip Erdoğanın aldığı karara karşı çıkarak “Gençler; dikta yönetimi istemiyor, özgürlük istiyorlar.”
Tabiki durum böyle olunca da Kılıçtaroğluna da bu twette hakaretler yağdı.Burda sosyal medyayı sadece gençlerin kullandığını düşünerek gençler kelimesini kullanarak tweet atmış.
Özgürlüğü istediğini belirterek tweetlerin altına her istediğimizi yazmamızı söylüyor demektir.Bunu dikkate alan gençlerimizde yorum ve hakaretleri yağdırmış durumdalar.
Bu durum karşılıklı tartışmalarına da beraberinde getireceği kanaatindeyim.İnsanlar; kapatılmasını isteyen ve kapatılmasını istemeyenler olarak ikiye bölünecek.
Atılan tweetlerden ülkenin durumunun ne kadar vahim durumda olduğunu görüyorsunuz.İnşallah güzel ülkemizin gelişmesi sağlanacak doğru kararlar alınır ve doğru adımlar atılır.
Çünkü sosyal medya giderek çok kötü bir hâl almaya başladı.Ana bacı karıştırılarak tonlarca küfürler ve hakaretler ediliyor.Kız kardeşlerimize taciz girişimlerinde bulunuluyor.Asılsız haberler çoğalıyor, dolandırıcılık yaygınlaşıyor.İnsanlarımızın tehlikeye ve ahlaksızlığa tabi tutulmasının önüne geçilmesi herkes için çok iyi bir adım olacaktır.
Ama iki kesim oluşacağına ve bu kesimlerin sürekli tartışma içerisinde olacağına eminim.Tıpkı devlet büyüklerinin şuanki durumu gibi.Sosyal medya kapanıyor mu sorularına bugün böylelikle cevap vermiş olduk.Yorumlar kısmında duygu ve düşüncelerinizi dile getirmeyi unutmayın.Bu ülke hepimizin ülkesi.
]]>Büyük fenomenler gerçekten yüksek rakamlarda hikaye görüntülenmeleri ve canlı yayın izlenmeleri alıyor.Geçtiğimiz haftalarda Acun Ilıcalı, instagram canlı yayınında 3 milyon gibi devasa bir izleyici kitlesi ağırlayarak rekoru kırmıştı.
İnstagram, IGTV ve canlı yayınlarla para kazandıracağını söylüyor.IGTV’de reklamlara yer verecek, canlı yayınlar da ise rozetlere yer verecek.Bu planlamayla instagram, kullanıcılarına para kazandırmayı hedefliyor.
IGTV’de aynı youtubeye benzer bir reklam politikası izleneceği kanaatindeyim.Canlı yayınlar da ise olay bambaşka.Canlı yayınlar da belirli rozetler yer alacak.Bu rozetler ise kullanıcıya para ile verilebilecek.
Kullanıcı canlı yayında yorum yapınca rozetine göre muamele görecek.Eğer iyi bir rozete sahipse diğer kullanıcılardan üstte yer alacak yorumları.Rozet alanlar böylelikle sorularını veya yazacaklarını yazdıkları zaman canlı yayın chat’inde en üstte yer alacak.
Böylelikle canlı yayını açan kişi en üstteki yorumları okuyacaktır.Bir nevi paranızı harcayarak ünlülerle konuşmuş olacaksınız.Harcanan paraların belirli bir miktarıda tahminen canlı yayın açan kişiye verilecektir.
Rozet alan kullanıcıların canlı yayın esnasında farkedilmesi için instagram, bir yöntem geliştirdi.Rozet alan kullanıcıların hemen isminin yanında bir rozet simgesi belirecek.Böylelikle kim rozet almış kim almamış belli olacak.
Rozet alan kullanıcılar daha ön planda tutulacak ve yazdıkları yorumlar diğer kullanıcılara nazaran daha önce çıkacaklar.Kısacası instagram hem para kazandırmış hemde yorumları okunmayan insanlara çözüm bulmuş olacak.
İnstagram, son yıllarda her uygulamadan bir özellik alıp kendine entegre ediyor.Şimdide tiktok’un sunmuş olduğu dahiyane para kazandırma tekniğine benzer bir tekniği alıp kendisine ekleyecek.Bakalım daha hangi uygulamalardan özellik kovalayacan instagram.
İnstagram, önümüzdeki aylarda bu para kazanma meselesini ABD’de test edeceğini söylüyor.Eğer ABD’deki sonuçlar olumlu çıkarsa diğer ülkelerde de yaygın olarak kullanılmaya başlanacak.
Test aşamasında iken elde edilen gelirlerden instagram kendine pay çıkarmayacak.Sonrasında piyasaya sunulduğunda almadan da bırakmayacak.Bizim ülkemize ne zaman gelecek orası meçhul.Ne zaman bir yenilik olsa nasibini hep en sonlar da bizim ülkemiz alıyor nedense.
]]>28 milyonluk dev bir kitleye ulaşan Nusret Gökçe 28 milyona hitap eden resmin altına “Çok önemli toplantı” diye not düştü.Twittter ve instagram bu olay için ayağa kalkmış durumda.
Mandaların arasında poz verdiği bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı.İnsanlar ise mandaların köle gibi kullanıldığını dile getirerek Nusret’in bu hareketini ayıpladılar.
Bazı ünlü kişilikler ise tepkilerini twitter platformu üzerinden dile getirdiler.Ünlü fenomen Cem SEYMEN, “HAYATIMDA GÖRDÜĞÜM EN AHLAKSIZ FOTOĞRAFLARDAN BİRİ” diye tweet atmaktan da alıkoyamadı.
Biz sözde normal olan Beyaz ırk baktığımızda içimiz yandı “Evet” ama bu görüntüleri gören siyahiler için durum vahşetten çok uzun zamandır süregelen artık onların etini, iliğini, kemiğini sömüren bir avdı.
Bi ten daşları daha avlanmıştı.Son olmasını istiyorlardı.Sadece onlar değil ten rengi ne olursa olsun insanlığı ölmemiş bir kişi sadece ten renginden dolayı öldürmenin ne kadar canice olabileceğini kavrayamayacak kadar zekasız olmayan herkes de onu istiyordu.
O yüzden başta Amerika sonra da dünyanın birçok ülkesindeki şeylerde eylemler düzenlenmeye başlandı.Çünkü siyahilerin hayatı da önemli buradaki ayrı yazılan “da” belki de bize insanlığımızı hatırlatır.Aslında siyahilerin hayatı da önemli değil, siyah ya da beyaz olsun fark etmez insanın hayatı önemli.Buyurun bunun ışığında Amerika’daki olaylar…
O ateşin slev almasına vesile olacak kıvılcım 25 Mayıs 2020 akşamı çaktı.46 yaşındaki George Floyd, Cub Foods adlı marketten 1 paket sigara almak istedi.Kasadaki adam sigarayı uzattı,karşılığında 20 dolar aldı.Ancak doların sahte olduğunu düşünmüştü.George’a sigarayı geri vermesini söyledi ama o bunu yapmadı.
Çalışanda telefondan 911’i tuşlayarak sahte banknotla markete dolandırmaya çalışan bir müşterinin orada olduğunu ihbar etti.Söylediğine göre bu kişi sarhoş ve kendini kontrol edemiyordu.İhbarın üzerinden sadece birkaç dakika geçmişti ki bir polis arabası olay yerine geldi.İçinde iki polis vardı o sıradaysa George, diğer iki arkadaşıyla marketin bulunduğu sokağın köşesinde park ettiği arabasında oturuyordu.
Neden olduğu belli olmayan bir şekilde polislerden biri Thomas Lane silahını çekip George’nun ellerini göstermesini söyledi.Oysa adamda silah da yoktu ve polisin silah çekmesi için şüpheli bir hareketide.Lane, ardından yaka paça bu adamı arabadan indirdi.Buraya kadar belki de normaldi yaşananlar.Bir ihbar var ve bu yüzden amacı hizmeti düzeni kurmak olan bu insanlardan alınan vergilerle hayatını idame ettiren polisler, bu ihbarı değerlendirerek işlerini yapıyorlardı.
Ama sonrası insanlığın ne kadar da bittiğini gözler önüne serdi.George kelepçelendi sahte banknot kullanma suçundan gözaltına alındığı söylendi.Polisler onu arabaya bindirmek isterken boyu 2 metreyi geçen Floyd direnmeye başladı. klostrofobisi olduğunu söylüyordu.Bu suçlu olarak görülen bir siyahinin beyaz bir polis tarafından ciddiye alınmasını gerektiren bir durum değildi elbette.
Ekip arabasına bindirdiler.Bu arada olay yerine başka polislerde gelmişti.Bunlardan Derek Chauvin arabadaki George’u koltuktan kenara ittirdi ve Floyd elleri kelepçeli şekilde yüzüstü yere düştü.Bu itişip kakışma çevredekilerin dikkatini çoktan çekmişti elbette.Ama o zaman telefonlar çıkarılıp olay an ve an kayıt altına alındı.Soğukkanlılıkla o görüntüleri izleyebilen yoktur herhalde.
Chauvin ona karşı zarar verme ihtimali olmayan bu adamın boynu ve kafası arasına dizini koydu.Ki bu hareket Amerika’da birçok Polis Merkezi’nde yasaklıdır.Ancak ve ancak çok tehlike arz eden durumlarda kullanılır ki burada sözde tehlikeli olarak muamele yapılan kişi elleri arkadan kelepçeli yüz üstü şekilde yerde yatıyordu.
Chauvin tam 8 dakika 46 saniye boyunca öyle durdu.Soğukkanlı ve acımasızdı aynı filmlerde gördüğümüz katiller gibi.George ise başlarda direniyordu “nefes alamıyorum, yapma, anne, lütfen, lütfen, lütfen, yapma” diye bağırıyordu.Bu korkunç cebelleşmede 6. dakikaya gelindiğinde artık hareketsizdi ağzından kan çıkıyordu.
Başka bir poliste sırtına bastırıyordu evredekilerin “nabzına bakın adam öldü çığlıkları arasında.O dakikaya kadar Floyd tam 16 kere “nefes alamıyorum” demişti.Bir polis memuru geldi nabzını kontrol etti ve bulamadığını söyledi.Bu arada nefes alamadığını söyleyerek can çekiştiği zamanda polis tarafından sağlık görevlileri “2” yani acil olmayan olay kodu ile oraya çağırıldı.
Niye acil olsundu ki sadece bir siyahi onu acımasızca davranan bir polisin altında nefes alamıyor ve can çekişiyordu.Hem de ne için adam öldürmek mi, Hırsızlık mı, Tecavüzmü ? saçmalamayın bunun için bir polis bir vatandaşa böyle mi davranır.20 dolarlık bir banknot için.Türk lirasına Vur yaklaşık 135 liralık bir şey için.
Neyse ki ardından anons “3” yani acil yardım durumu olarak değiştirildi ve ancak olay yerine gelen ambulans artık sadece bir cenaze aracıyla.Chauvin, 8 dakika 46 saniye sonra dizini çektiğinde Floyds sedyeye koyulup bir hastaneye götürüldü.1 saat sonra da hayatını kaybettiği bildirildi.Teksas eyaletinin ırkçılık, eşitsizlik ve yoksullukla ünlü olan Houston şehrinde dünyaya gelen bir siyahiydi.
46 yaşındaydı.Boyundan dolayı ona nazik Dev derlerdi.Kovid-19 nedeniyle O da işinden edilmişti ve son 3 yılda Amerikan polis tarafından öldürülen 690 siyahi oldu.400 yıldır siyahilere karşı yapılan ayrımcılığın son kurbanıydı.
Yenilgiyi hazmedemeyen insanlar hile yaparak rakibinden üstün gelmeye çalışıyorlar.Bu durumda gerçekten hakkıyla oyunu oynayanları oyundan soğutuyor.Kullanıcıların oyundan soğutması demek oyunun kullanıcılarının azalması demek.Tencent Games de bunun için hilelerin önüne geçmek için elinden geleni yapıyor.Şuanlık hile için en müsait olan telefon sürümü gerçekten rezalet denecek kadar kötü.
PUBG bu konuda 2017 den beri oyunu kazanmak için 3. parti uygulamalara başvuran oyuncularla uğraşıyor.Bu konuda mobil versiyonun daha kötü olduğuna değinmiştik.PUBG hergün bilnlerce oyuncuyu banlamakta.Bu banlanan oyuncu kitlelerinin çoğunluğu çin kaynaklı olduğu tespit edilmiş.Hileleri önlemek için araştırmalar yapan Tencent Games ve PUBG Corp şirketleri alınan bilgilere göre hileciler için çözüm buldu.
Bu şirketler hileleri çok daha kolay yakalayabilmek için bulunan yöntem , Project Ban Pan’ın duyurusunu yaptı.Duyuru videosunda karakterlerini akıldışı bir yöntemle görünmez hale getirebilen bir kullanıcıyı suçüstü yakaladı.Anormal olan şey ise bu hile diğer hilelerden oldukça farklıydı.
Suçüstü yakalanan hilecinin oyunda yaptığı hileler için kodlarla yapılmış bir program vs bulunmuyordu.Sadece iki akıllı telefon kullanarak sistemi kandırıp ölümsüzleşebiliyordu.O hilecinin kullandığı yöntem ise şu şekilde ;
İlk oyuna girip belirli bir zaman oyunu oynuyor ardında hileci başka bir telefondan oyuna giriş yapıyor.PUBG sistemleride o sırada bağlantıda bir problem yaşandığını sanıyor.Oyun ikinci telefonda oynanılmaya devam ettikçe hilecinin karakterleri ölümsüz oluyor.Hiç kimse onu öldüremiyor ama o herkesi öldürebiliyor.Pubg’de hile yapanlara 10 yıllık ban geliyor.
İşte bu hileye başvuran hileci, Tencent Games’ten 10 yıl aralıksız ban yemiş.Bütün platformalarının %95’inde otomatik olarak ban yemiş.Aşağıda ban yiyen hilecinin yaptığı hileye benzer bir videoyu izleyebilirsiniz.